Sahillere bir haller oluyor, görevliler ne yapıyor

Sahillere bir haller oluyor, görevliler ne yapıyor

Kabataş, Mercan Koyu ve Avcılar’ın sonrasında hemen de Tuz Ile merkezinden dehşet veren fotoğraflar geldi. Denizde kirlilik almış başını yürümüş. Öyle ki su yüzeyinde kalın bir tabaka oluşmuş…Tuzla orta sahilinden iştirak eden fotoğraflar korkutucu ve düşündürücü… Künklerin meydana geldiği noktada çamur tabakası oluşmuş vaziyette. Suyun rengi de kahverengi olmuş.
GEÇEN hafta süresince, İstanbul’un çeşitli sahillerinden hayret verici kareler taşımıştım bu sütunlara… Beşiktaş Kabataş, Tuz Ile Mercan Koyu ve Avcılar’dan… Hepsinin partner paydası deniz kirliliğiydi… Deniz yüzeyinin kalın bir tabakayla kaplanması, suyun kahverengiye dönmesi, etraf sakinlerinin reaksiyonunu çekmiş, sahillerde denetim ve denetim başlatılması Okumaya devam et “Sahillere bir haller oluyor, görevliler ne yapıyor”

Cihangir’in yöntemleri hudut eder insanı

Cihangir’in yöntemleri hudut eder insanı

Cihangir’de bir yanda yol işgali, öte yandan da delik deşik taban sebebiyle hamle atacak koltuk kalmadı. Kaldırımlar otoparka dönmüş vaziyette. Yollardaki çökmeler ise geçit vermiyor…Beşiktaş, Ortaköy ve Kasımpaşa’dan çekilen kareler düşündürücüydü. Kaldırımlar ya daracık ya da araçlarla doluydu. Etraf sakinleri ise bu görüntü karşısında başkaldırı etmekte, tedbir almayan yetkilileri göreve çağırıyordu. Bu haberin sonrasında, şehrin bir diğer bölgesinden şikâyetler geldi. “Siz bir de buradaki işgali, perişanlığı görün”diye… Nereden mi? Beyoğlu Cihangir’den… Resimlerde da açıkça görüldüğü üzere, bir yanda yol işgali, öte yandan delik deşik taban derken hamle atacak koltuk kalmamış. Esasen daracık meydana gelen sokaklar otomobil Okumaya devam et “Cihangir’in yöntemleri hudut eder insanı”

Beylerbeyi, Küçüksu ve Çengelköy’e de bekleriz

Beylerbeyi, Küçüksu ve Çengelköy’e de bekleriz

Beşiktaş-Kadıköy, Bostancı-Kabataş ve Eminönü-Bakırköy hatlarında motor seferleri başlatıldı. Bu uygulama İstanbulluyu hoşnut etti fakat yepyeni hatlar da isteniyor. Sözgelişi Beşiktaş’tan Beylerbeyi’ne, Küçüksu’ya ve Çengelköy’e…İstanbul, bir deniz şehri meydana gelmesine nazaran, deniz erişiminin toplanmış taşımadaki rolü yüzde 2’yi, 3’ü geçmiyor maalesef. Onca zahmetine, onca çilesine nazaran, İstanbulluların yüzde 85’i karayoluyla ulaşımı seçim etmekte. Elbette bunda İstanbulluların alışkanlıklarıyla beraber, deniz ulaşımını teşvik edici adımların atılmaması da mühim oyun oynuyor. Bizde ‘deniz ulaşımı’ deyince akla anında Boğaz geçişi geliyor. Halbuki her iki yakada da paralel hatlarla denizden toplanmış transfer yapılabilir.
Aslında Geçmiş zamanda bu şekilde bir proje yaşama geçirilmişti. Fakat az bir zaman hemen ardından ‘Talep yok’ gerekçesiyle kaldırıldı. Belki belli bir zaman beklense, yurttaş denizden erişimin rahatlığını görse alışkanlıklarını değiştirecek ama Okumaya devam et “Beylerbeyi, Küçüksu ve Çengelköy’e de bekleriz”

Türkiye birincisi Hasan Can: 5 kuruş borcumuz yok

Türkiye birincisi Hasan Can: 5 kuruş borcumuz yok

Andy-Ar’ın ‘Yerel Yönetimler Performans’ Araştırması’na göre; Anadolu yakasında ‘hizmet’ kategorisinde birinci sırada yüzde 68.8 nispeten Ümraniye Belediye Başkanı Hasan Can var. Başkan Can’la Ümraniçin’yi gezdik, yaşama geçirdiği projeleri, inşa etmek talep ettiklerini konuştuk…Anadolu yakasında ‘Belediyelerin hizmetlerinden hoşnut musunuz’ kategorisinde birinci sıradasınız. Hangi projeler sizi bu akıbete ulaştırdı?
Biz yalnızca görevimizi yapıyoruz. Takatimizin yettiği civarı bunu inşa etmeye çalışacağız ama yarın bir zaman bu görevi bırakacağız. Bıraktığımız süre geriye dönüp bakınca ‘Şuna da gücümüz yetiyordu ama niçin yapmadık’ diyeceğimiz bir birşey Okumaya devam et “Türkiye birincisi Hasan Can: 5 kuruş borcumuz yok”

Bakırköylüden belediyeye çağrı: ‘hayat’ımız sürsün

Bakırköylüden belediyeye çağrı: ‘hayat’ımız sürsün

Bakırköy Belediyesi, seneler öncesinde kaza vatandaşının spor yapabilmesi ve sosyalleşebilmesi amaçlı Atatürk Spor ve Hayat Köyü’nü kurmuştu… 50 dönümlük bir sahaya dağılan Hayat Köyü’nde futbol alanları, tenis kortları, yüzme havuzları, kreşler ve restoranlar yer alıyor. Bakırköylüler de yıllardır bu imkânlardan faydalanıyor. Ancak şu günlerde, bu Hayat Köyü’yle alakalı bir kriz görünüyor. Belediyenin burayı Beşiktaş Jimnastik Takımı Derneği’ne kiralayacak olması, etraf sakinlerini endişelendiriyor. Bu hükümle beraber Hayat Köyü’nün halka kapatılmasından korkuluyor. Spor alanları ve kreşler amaçlı yepyeni kayıtların alınmaması da bu endişeleri güçlendiriyor. Anlayacağınız, şu günlerde Bakırköy’deki en mühim gündem maddelerinden Okumaya devam et “Bakırköylüden belediyeye çağrı: ‘hayat’ımız sürsün”

Gümüşsuyu’nun Alman vizesi ile imtihanı

Gümüşsuyu’nun Alman vizesi ile imtihanı

Çiftevav Yol’taki Alman Konsolosluğu’nun önünde curcuna hiç bitmiyor. Sabahın köründe yataktan fırlatan gürültü-patırtı, ortalığa saçılan çöpler, apartmanların içinin tuvalete dönmesi, etraf sakinlerine kâbus yaşatıyor…Beyoğlu Gümüşsuyu’ndan iştirak eden bir mesajla, etraf sakinlerinin nicedir mühim bir meseleyle baş başa kaldığını öğrendim. Sabahın köründe başlayan yataktan fırlatan gürültü-patırtı, ortalığa saçılan çöpler, apartmanların içinin tuvalete dönmesi… Bu Şekilde bir tabloyla karşın karşıya kaldığınızı düşünün. Kâbus benzeri değil mi? İşte Gümüşsuyu Çiftevav Yol’ta oturanlar, bu şekilde bir kaosun içerisinde. Hem Bir de öyle birden çok gündür, birden çok haftadır filan değil tam 1.5 senedir… Peki nedir bu kaotik ortamın nedeni?
Sokaktaki Alman Konsolosluğu’na vize için iştirak eden Suriyeli sığınmacılar… Suriyelilerin alım müzakereleri, konsolosluğun Çiftevav Yol kapısından yapılıyor. Dolayısı Ile sabahın önce ışıklarıyla beraber yüzlerce birey sokağa Okumaya devam et “Gümüşsuyu’nun Alman vizesi ile imtihanı”

Eyüp Padişah’da tarihi dokuya çiçek sapladılar

Eyüp Padişah’da tarihi dokuya çiçek sapladılar

TARİHİ eserlere, kültürel miraslara bazen öyle garip restorasyonlar, yenilemeler yapılıyor ki gülelim mi ağlayalım mı bilemiyorum! Camdan rezidansa dönüştürülen yüzyıllık camiler mi dersiniz, duvarına klima asılan yüzyıllık çeşmeler mi, bin senelik saraya yapılmış olan kartonpiyerler mi… Akıl-mantık hududunu zorlayan bu uygulamalara altını çizen bir yenisi ilave ediyor. Bu sayfaların müdavimleri hatırlar; 469 yıl öncesinde Mimar Sinan aracılığıyla yapılmış olan Üsküdar’daki Mihrimah Padişah Medresesi’nin tavanının aynayla kaplandığını geçtiğimiz hafta göstermiştik. Oysaki Eyüp’te de aynı bir gariplik varmış… Okumaya devam et “Eyüp Padişah’da tarihi dokuya çiçek sapladılar”

Aşka Son Şans

Aşka Son Şans

‘POPÜLER kültür saati’nin bir süre yalnızca Harry Potter’ı göstereceği bir döneme girdik. ‘Yeni meydana gelen yabancı film var mı?’ diye soranlara ise vereceğimiz tek bir Yanıt Var: ‘Aşka Son Şans’ (Last Chance Harvey).Başrollerinde Dustin Hoffman ve Emma Thompson in oynadığı, adı pek duyulmamış Joel Hopkins’in yazıp yönettiği film, afişinden de anlaşılabileceği benzeri ‘yaşları kemale ermiş iki bireyin gönül ilişkisi’ üzerine…
Her iki kahraman da huzursuz ve tek. Başka sebeplerle, her ikisi de çoluklu bebekli ailelere karışıp hayata bahtını kaybetmişler. 40 yaşındaki Kate Walker esasen hiç evlenmemiş. Tek yaşıyor ama annesiyle kimin kime annelik yaptığının belli meydana gelmediği bir noktada kilitlenip kalmış sıkıcı bir yaşamı var. Okumaya devam et “Aşka Son Şans”

Erkekler ne türlü sever

Erkekler ne türlü sever

Çok satan romanların yazarı Tuna Kiremitçi önce uzunca filmi ‘Adını Sen Koy’da tespit edecek sinemasal tatlar barındıran ama senaryodaki sıkıntılar sebebiyle hedefine tam anlamıyla erişemeyen bir aşk hikayesiyle çıkıyor karşımıza.Genç bir kızın Eskişehir’in caddelerinde koşmasıyla başlıyor “Adını Sen Koy”. Parlak renkler, işlek bir şehir ve birbirini seven dünya dolu iki çocuk birey… Tuna Kiremitçi bizi filme hızla dahil olmak üzere etmeyi başarıyor.
Bir evliliğin arefesindeyiz. Eskişehirli varlıklı bir ailenin çocuğu meydana gelen Can (Ali İl) ile İstanbullu Aybige (Melis Birkan) izdivaç etmek üzereler. Aybige, Can’ın nikah şahitliğini yapacak en yakın dostu Ilgaz (Cemal Toktaş) ve intihar takıntılı abisi Harun (Ahmet Mümtaz Taylan) ile tanışınca öykü de yavaş yavaş şekillenmeye başlıyor. Okumaya devam et “Erkekler ne türlü sever”

Eastwood’dan bir Mandela öyküsü

Eastwood’dan bir Mandela öyküsü

80 yaşlarındaki Clint Eastwood, Hollywood’un en randımanlı yönetmenlerinden biri. Hemen Hemen durup dinlenmeden üst üste film çeviriyor ve kaliteyi düşürmüyor. Ananesel değerlerin temsilcisi, katı adam ‘Kirli Harry’ olarak geçirdiği gençlik senelerinin acısını çıkartmak istercesine, filmlerinde ılımlı, liberal ve ırkçılık karşıtı siyasetleri müdafaa ediyor, hamasetten uzak yalın bir hümanizmi benimsiyor.
Clint Eastwood benim amaçlı John Ford ve John Huston benzeri hikaye anlatıcısı kocaman Amerikan yönetmenlerinin günümüzdeki kalıtçısı. Biçimsel oyunlardan uzak, tümüyle öyküye odaklanmış bir anlatımı var: Profesyonel kadrajlar, seyirciyi yormayan bir montaj ve varlığını tümüyle unutturan, uslu, mütevazi bir kamera… Okumaya devam et “Eastwood’dan bir Mandela öyküsü”