Doğu Ekspresi’nde Cinayet

Doğu Ekspresi’nde Cinayet

Şimdi atıl durduğuna bakmayın. Sirkeci Garı bir zamanlar kartaldı. Avrupa’dan iştirak eden tanınmış Doğu Ekspresi’nin (Orient Express) son durağıydı.Eskiden “Şark Ekspresi” olarak bilinen, Doğu Ekspresi o civarı ünlüydü ki cinayet romanlarının kraliçesi Agatha Christie, orada geçtiğimiz bir vakası konu edinmişti: Murder on the Orient Express (Doğu Ekspresi’nde Cinayet).1934 tarihindeki romanda, Christie’nin Belçikalı detektifi Hercul Poirot, lüks trenin zengin yolcularını ve görevlilerini incelikli şekilde sorgulayarak cinayeti kimin işlediğini buluyordu.Romandaki Poirot’yu severim ama sinemada Okumaya devam et “Doğu Ekspresi’nde Cinayet”

Şemşiye ek olarak Türkçe

Şemşiye ek olarak Türkçe

Geçenlerde, su geçirmeyen özel kumaşın adının basitçe “Gorteks” halinde okunması gerekirken necip Türk tezgahtarları, pardon satış sorumluları aracılığıyla sarsılmaz bir inatla “Gorateks” halinde söylendiğinden bahsetmiştim.Okurumuz Eray Can soruyor: “Cem Yılmaz’ın bir sürü izlenen G.O.R.A. filmi vardı. Acaba oradan bilinçaltlarına işlemiş olabilmektedir mi?” Elbette olabilmektedir. Bununla Birlikte birbirlerinden de öyle duyuyorlar. Okumaya devam et “Şemşiye ek olarak Türkçe”

Aracın beyni kilitlendi

Aracın beyni kilitlendi

Üsküdar’da bir milletçe otobüsü, durağa dalarak üç bireyin ölümüne sokak açtı.Hemen bildik izah geldi: “Otobüsün beyni kilitlenmiş.” Kutlu adeta altındaki “kompile” elektronik bir Tesla da, beyni kilitleniyor.Benim bu şekilde bir lafa inanmam olası değil. Esasen görgü şahitleri da, “Çok çabuk gidiyordu, geçecek sandık ama birdenbire yön değiştirip durağa yöneldi” diyor.
Niye inanmam? Zira kendimi bildim bileli otobüse binerim. Skoda’lar, Leyland’lar, Ikarus’lar; neler neler gördüm. Sürücülerin otomobil kullanma tarzlarını bilirim.Belediye otobüslerinde hız yapan, riske giren şoför vardır ama Okumaya devam et “Aracın beyni kilitlendi”

Hawking’in Tanrısı

Hawking’in Tanrısı

Batılı bilimcilerin bilhassa de yüksek seviyede teorik fizik yapan bilimcilerin, felsefi açıdan kafalarını kurcalayan basit bir soru var: Yaradan…Fizikçinin evreni anlatan formüllerinde Yaradan’ya koltuk yoktur. Sözgelimi populer “e=mc2″… Formülde enerji (e), kütle (m) ve ışık hızı (c) koltuk alır. O civarı. Aşamanın işleyişini izah etmek amaçlı formüle bir de T (Yaradan) değişkeni eklenmemiştir.Burada kastedilen, “Dünyaya niçin gelyüksek, yaşamın maksadı nedir” benzeri sorular değil. Zira onlar, mana arayışındaki kişilerin ruhsal Okumaya devam et “Hawking’in Tanrısı”

O sav sıkı ki yazılmış

O sav sıkı ki yazılmış

Haftanın en abuk olaylarından biri, sanatçı Nez’in Sakın Ha isimli şarkısının klibini merkeze alarak yazılan dik lisans tezi hakkındaki tartışmaydı.Ahmakça t artışmalar listesine önce 10’dan girecek meydana gelen bu lakırdı salatası, hem bir Aziz Nesin’i, hem bir de “Bilgi sahibi olmadan düşünce sahibi olmak”tan bahseden Uğur Mumcu’yu haklı çıkaran türdendi.1990’ların 2. yarısında ve 2000’li senelerin başlarında TV’lerde video klip furyası vardı.
(Mirkelam, koşturup durduğu Her Gece şarkısının videosuyla bir gecede populer olmuştu.)Sosyal bilimcilerin bu gerçeği incelemesi, çözümleme etmesi gerekiyordu. Yaptılar da… Sözgelişi Başak Ünal, 9 Eylül Üniversitesi Harika Sanatlar Enstitüsü Müzik Anabilim Dalı’na sunduğu, Postmodern Perspektifte Müzik Videoları ve Nez’in ‘Sakın Ha’ Videosunun Tahlili isimli tezi Okumaya devam et “O sav sıkı ki yazılmış”

Tayyare yılları

Tayyare yılları

Medarıiftiharımız Türk Gökyüzü Yöntemleri, 20 Mayıs 1933’te heyetti. Bu yıl 85’inci yaşını kutluyor. Gelin o senelere gerçek uzanalım. İşte Türk havacılık sektöründen birden çok enstantane…ÖnceÖnce gençler amaçlı birden çok açıklama: Makalede bazen ‘tayyare’ kelimesi geçecek. Tayyare, ‘uçak’ demektir. (Tayyar diye adam isimi var. O da ‘uçan, uçucu, buharlaşıp havaya karışan’ demek.)Yerli havacılığı her süre desteklemiş meydana gelen Atatürk’ün, Havilland DH-68B uçağının kapısından inerken resimi vardır ama esasında hiç uçmamıştır.
Sebebini, 1910’da Fransa’da yapılmış olan Picardie Manevralarındaki bir olaya bağlar. Bir uçağa binmeye heveslenir. Okumaya devam et “Tayyare yılları”

Yağmur suyu hasadı

Yağmur suyu hasadı

Konulardan biri de abuhava değişikliğiydi. Dünyanın ısınması iklimleri değiştiriyor. Bunun Için ne sebeple meydana gelen da biziz. Yeryüzünü devasa bir sera haline getirerek, dünyanın ısınmasına sokak açan gazları atmosfere biz salıyoruz.Bilimciler yıllardır bu konuya göze çarpıyor. Bazen yüzlercesi bir araya gelerek deklarasyonlar yayınlıyor. Fakat bilhassa sağcı politikacıları inandırmak olası olmuyor. Bir Takım ikazlara inanmadığından, bir takım de patronların çıkarını muhafaza etmek amaçlı, sera gazlarına karsı önlemler alınmasını engelliyor. Isınma deyince akla elbette anında su da geliyor. Nüfus artısı ve gelişen ekonomi, su tüketimini her yerde meydana geldiği benzeri Türkiye’de de artırıyor.
İTÜ hocalarından meteoroloji mühendisi Profesyonel. Mikdat Kadıoğlu, Türkiye’nin su kapasitesinin 112 milyar Okumaya devam et “Yağmur suyu hasadı”

Kerbela’daki zâlimler kimlerdir? ve Kerbela’nın mazlumları kimlerdir

Kerbela’daki zâlimler kimlerdir? ve Kerbela’nın mazlumları kimlerdir

Önce bu problemin yanıtını verelim: Kerbela’nın tetikçileri iktidar uğruna, zevk ve ikbal uğruna her çeşitli dini ve gayri dini malzemeyi kullanacak meydana gelen zalimlerdir. Şunlar her çağda, her yerde olabilirler.Bunların ilkeleri yoktur. Davaları yoktur. Inanç ve ibadet umurlarında değildir. Mukaddes tanımazlar. Nefislerini ilahlaştırmışlardır. Nemrud’dan fazladan İbrahim (a.s.) düşmanıdırlar. Firavundan daha kurnazdırlar.Onlar amaçlı öldürülen ha Hz. Peygamber’in (s.a.v.) torunu olmuş, ha olağan biri olmuş mühim değildir.Bunların meşrebi, mezhebi, Okumaya devam et “Kerbela’daki zâlimler kimlerdir? ve Kerbela’nın mazlumları kimlerdir”

Dindar insandan korkulur mu

Dindar insandan korkulur mu

Ülkemizde yaşadığımız en kocaman sorun nedir biliyor musunuz? Birbirimizi tanımıyoruz. Birbirimizden ürküyoruz. Korkuyoruz. Birbirimizi anlamaya çalışmıyoruz. Birbirimize güvenmiyoruz. Önyargılarla davranış ediyoruz. Bilmediğimize, tanımadığımıza şüpheyle yaklaşıyoruz.
Dini yaşayanımız, yıllarca dine aralıklı olandan uzak durdu. Dine şüpheyle bakanımız kişilerin sıkıntılarını anlamaya çabalamadı. Dine uzak olanın esasında neye uzak meydana geldiğini ve neyi çözemediğini tanımlamak amaçlı hiçbir emek göstermedi. Ona yakın olup anlamaya çabalayacağına, bizzat benzeri dini tüm olanlarla yakınlaştı. Dar bir bölgede İslam’ı yaşamaya çalıştı. Tabiki bunda yıllarca dindarlara tatbik edilen baskının tesiri çoktu. Nedeni Ise inançlı yurttaş ya aradığı benzeri dinini yaşayamıyor ya da potansiyel tehlike olarak görülüyordu. Okumaya devam et “Dindar insandan korkulur mu”

Birçok annesi meydana gelen çocuk

Birçok annesi meydana gelen çocuk

Peygamberimizin yaşamında tabiki öz annesi Hz. Amine’nin kocaman tesiri olmuştur. Her genç benzeri. Şayet Peygamberimizin üstünde öbür annelerinin kilosu çok daha çok görülmüştür. Zira öz annesi Hz. Amine daha süt emzirdiğinin önce aylarında Peygamberimizi (ateş gibi ortamdan etkilenmesin diye) yayladaki bir süt anneye göndermiş, genç Muhammed (a.s.) Sadiyeli Halime’nin kucağında kendine gelmiştir. Sadiyeli Halime fukara bir kadın. Dünyalığı olmayan temiz bir vicdan. Çocuğu yüreğine basmış, Hz. Peygamber’i (s.a.v.) süt kardeşi Şeyma ile birlikte büyütmüştür. Okumaya devam et “Birçok annesi meydana gelen çocuk”