Yorgun Paşa

Yorgun Paşa

Konyaspor ile oynanan kupa mücadeleninde kocaman mücadele meydana koyan Kasımpaşa geçen zaman şaşırttı. Geriden gelip 3 gol atarak “finale göz kırpan”Kasımpaşa o zaman gücünü sonuna civarı kullanmıştı.Dün oynanan Akhisar karşılaşması kolay değil bir maçtı. Öncelikle, her maçın motivasyonu yabancı. Enerjinin olumlu olması gerekir. Hatta amaç, ligde ve kupada yürüyebilmek ise…Ancak eksikler, yorgunluk, ısı, boş tribünler; taktiksel planlar dahil olmak üzere, her şeyi aşağı üst edebiliyor.Hepsini aşağı alta koyduğunuzda, meydana geçen zaman edinilen mağlubiyetin resimi çıkıyor Kasımpaşa adına…
Akhisar, Kasımpaşa’nın yoksun istikametini sıkı hesaplamıştı. Yorgun takıma karşın katı boğuşarak akıbete gitmek istiyorlardı. 90 dk boyunca stratejilerini sıkı uyguladılar. Kontra toplarla pozisyon aradılar. Beceriksizliklerine nazaran 2 gol atmayı başardılar. 3 nokta derin bir soluk almalarına da ne sebeple oldu… Okumaya devam et “Yorgun Paşa”

Değişmeyen bir şey: Transfer

Değişmeyen bir şey: Transfer

Taraftarları yepyeni sezon öncesi en fazla heyecanlandıran kesinlikle transferlerdir. Alınacak her yepyeni oyuncu, takıma kuvvet katacak diye beklenir. Üstelik, kağıt kalem elde kadrolar dahi yapılır…
Milyon dolarların, Euro’ların döndüğü oyuncu alım ve satımlarında yeniden bildik hikayeleri yaşıyoruz. Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş ve Trabzonspor enbaşta olmak üzere pekçok takımımızın başka hayranlığı en üst seviyede. Uyarı edilecek olursa, bir bir Türk futbolcu transferi gündemde bulunmuyor. Her Biri, Avrupa takımlarının yedek bıraktığı ya da ihtiyar diye kadroda tutmak istemediği oyuncuların peşinde koşuyor. 30-33 yaşında çalışma süresini tamamlamış yani emekli olmaya aday ne civarı eskimeye surat tutmuş futbolcu varsa, takımlarımızın gözdesi durumunda…
Mutlaka bu gelenler içerisinde iyileri olacaktır. Aynı Eto’o benzeri. Fakat şu ana civarı yaşadıklarımız bugünü kurtarmaktan öteye gitmeyen bir çabadır. Artık Avrupa’da alaka gören, taşıma meydana iştirak eden bir oyuncumuz yok. Fenerbahçeli Ozan ile M.Başakşehirli Cengiz’in ismi geçiyor. Iştirak Eden yabancıların sayısına bakıldığında devede kulak misali… Okumaya devam et “Değişmeyen bir şey: Transfer”

Türkiye ezip geçiyor

Türkiye ezip geçiyor

Türkiye kocaman araba üreticilerinin dikkatini hakikaten çekiyor mu? Lafı uzatmadan yanıtı anında vereyim: Evet çekiyor, aynı zamanda bir sürü pek çekiyor. Peki bu alakanın nedeni ne? İşte üstünde tartışılması gerekli olan asıl sual da bu kocaman ihtimalle. Öncesinde Ülkemiz’nin ne sebeple alaka cazip bir ülke meydana geldiğini objektif şekilde aktarıp, hemen ardından belki bu alakanın doğuracağı neticesi bir cümleyle özetleyebilirim.
Bugün sayfada bulunan mikro otomobillerle alakalı araştırmayı konuştuğum Frost&Sullivan Denetim Şirketi’nin Ülkemiz Direktörü Philipp J. Reuter, Ülkemiz’nin bilhassa Batıda Yaşayan kocaman otomotiv üreticileri aracılığıyla krizin Avrupa’yı kavurduğu 2008 senesinde uyarı çekmeye başladığını açıkladı. O tarihte İtalya’daki ofiste personel Reuter, Ülkemiz’de senelerden beri imalat yapan markaların da içerisinde meydana geldiği kocaman üreticilerin (bunların isimlerini vermedi şayet Renault ve Fiat meydana geldiğini çocuklar bile bilir) ek olarak özel veriler istemeye başladıklarını, bunun üst kısmına Ülkemiz’de bir büro açmaya hüküm verdiklerini belirtti. Okumaya devam et “Türkiye ezip geçiyor”

Türk otomobili amaçlı kaç tercih geçecek

Türk otomobili amaçlı kaç tercih geçecek

Türk markası ya da Türk otomobilinin üretilmesi konusu, anımsanacağı benzeri bir tercih öncesinde gündeme gelmişti. Bunun bir tercih propagandası meydana geldiğini argüman edenler meydana geldiği benzeri, olabileceğine inanıp savunanlar de çıkmıştı. Üstelik bu projeye dayanak verenlerin mühim bir bölümü, hükümete dayanak veren kesimlerden değildi. En kocaman dayanak medyadan geldi. Gazeteler, düş benzeri gözüken bu projeye yürekten dayanak verdiler. Fakat bu takviyesi verirken, yaşama geçirilirken karşılaşılabilecekler dair da en “yapıcı uyarılar” yeniden medyadan, bilhassa otomotiv medyanından geldi.
Dilerseniz bu yazının ana konusuna geçmeden öncesinde, yeryüzünde otomotiv basınının ne türlü çalıştığını kısacası anlatayım. Okumaya devam et “Türk otomobili amaçlı kaç tercih geçecek”

PROVOKASYON

PROVOKASYON

Geçen hafta bu köşede ‘Alman Parmağı’ başlığıyla bir yazı yayınlhamle. Seyahat olaylarıyla alakalı komplo teorilerine dayanak verdiğim düşünülerek okunmuş olacak ki, bu yazımda ismi geçen bakanlıklardan birinden bugüne kadar hiç almadığım hızda reaksiyon aldım. Halbuki geçen haftaki yazım büyük ihtimalle konuyla alakalı yazdığım onuncu yazım falandı. Başlığın, bazen okumayı ne türlü kışkırtma ettiğini de yaşayarak görmüş oldum. Bu haftaki yazının başlığı da işte bu sebeple provokasyon oldu.
Peki, geçtiğimiz hafta ne demiştim? Türkiye’ye paralel ithalatla, ağırlıklı olarak da Almanya’dan satın alınarak giren lüks otomobillerin, yöntemde hiç yürümemiş olsalar bile, Almanya’da trafiğe kaydedildikten ardından Türkiye’ye getirildikleri amaçlı teknik olarak tamamının 2. el meydana geldiğini yazmıştım. Bu otomobillerin daha ardından piyasada ÖTV’leri aşındırılarak son sahiplerine erişmesini önlemek amaçlı edinilen, ‘Satılan bütün Okumaya devam et “PROVOKASYON”

İLETİŞİM KURUYOR

İLETİŞİM KURUYOR

Ama bu getirilen birçok Otomobilin partner özelliği, hem bir yayalar hem bir de yoldaki ölçüt araçlarla kontakt kurup mümkün ilçelerin önünü almak, hem bir parasal hem bir de içsel kayıpları engellemek üzere tasarlanmış ve geliştirilmiş olmalarıydı. Teknolojiyle ilçeleri ve ölümleri en üye indirmeye odaklanan bu otomobiller aralarında Volvo XC 90, Mercedes CLK Shooting Brake ve Audi Q7 e-Tron Quattro değinen markalar arasındaydı.
Trafik ışıklarını ve trafik levhalarını tanıyarak onlara yönelik yavaşlayıp hızlanabiliyor. Gerekirse durup tekrardan davranış etmekte. Bu teknolojiye sahip otomobiller öndeki Otomobilin hızına kendini adapte ederek o durduğu zaman gerek duyulduğunda duruyor. Karşısına birdenbire çıkabilecek yayaları da eskiden hissederek hızını muayene etmekte ve gerek duyulduğunda duruyor. Yola çıkan hayvan ya da sözgelişi toprak kayması şeklinde yabancı cisimleri hissederek durup hemen ardından yola devam etmekte. Okumaya devam et “İLETİŞİM KURUYOR”

Tasarım mühim fakat satışı bilişim ve pazarlama belirler

Tasarım mühim fakat satışı bilişim ve pazarlama belirler

Yerli araba sürecinde ilk tarihi Başbakan Davutoğlu dün bilgisini verdi. Benim Düşünceme Göre bundan ardından mühim meydana gelen bilişim ve pazarlama ağı. Zira her ikisine sahip meydana gelen hayat markaları dahi pazarda tutunmakta zorlanıyor.
Ülkemiz’nin bizzat otomobilini üretme fikri ilk defa, yeniden bir evrensel tercih öncesinde çağın Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan aracılığıyla 2010 seneyin sonlarında gündeme getirilmişti. Takip eden günlerde, öncesinde otomobil Sanayii Derneği’nin konuya ilişkili olarak raporu, sonrasında da Endüstri Bakanlığı aracılığıyla yapılan otomobil Endüstri Taktik Vesikası meydana çıktı. OSD’nin raporu türk malı otomobilin yapılmasından ziyade kendine bir sektör bulmasının zorluğuna, yalnızca pazarlama etkinlikleri amaçlı 900 milyon dolar değerinde bir bütçe gerektiğine Okumaya devam et “Tasarım mühim fakat satışı bilişim ve pazarlama belirler”

BÜYÜME İÇİN ÜRETİM YATIRIMI ŞART

BÜYÜME İÇİN ÜRETİM YATIRIMI ŞART

Ford’un zor ticaride hedeflerinin epeyce dik meydana geldiğini söyleyen Yenizaman, bu hedeflere ulaşılabilmek amaçlı yepyeni yatırımların inşa edilmesi gerektiğini belirtti. İnönü fabrikasının senelik 15 bin üretim kapasitesine sahip meydana geldiğini ifade eden Yenigün “İnönü fabrikamızda üretim kapasitemiz 15 bin tane. Imalatın yüzde 33’ünü ihraç ediyoruz. Yepyeni gireceğimiz ülkeler ile kesinlikle kapasitemizi artıracağız. Dolayısı Ile ihracatımız da artacak. 4 senede 1.5 milyar dolar mevduat yaptık. Hedeflenen büyümenin yakalanması amaçlı üretim yatırımı da gerekiyor”diye konuştu. Okumaya devam et “BÜYÜME İÇİN ÜRETİM YATIRIMI ŞART”

YURTİÇİ SATIŞ RAKAMIMIZ 130 BİN OLUR

YURTİÇİ SATIŞ RAKAMIMIZ 130 BİN OLUR

“2015’te sektörde yakalanan ivmenin 2016 senesinde da aynı düzeylerde korunacağını tahmin ediyoruz. Bu yıl toplamında sektör beklentimiz tahmini 700 bini araba olmak üzere 920-930 bin düzeyinde izahını yapan Eroldu, “Yurtiçinde 125 -130 bin tane satış amaçlıyoruz. Bunun kocaman kısmını Fiat markasıyla yapacağımız satışlar oluşturuyor. Bir Sonraki hafta 3 vardiyaya geçiyoruz. 2.5 maaş aşamada de tam kapasite imalata geçebiliriz. Yıl nihayetinde üretimimizin 360-370 bin düzeyinde gerçekleşeceğini öngörüyoruz. İhracat adedimizin ise 100 bin adedi Fiat Egea ailesi olmak üzere 250-260 bin tane düzeyine ulaşmasını bekliyoruz”dedi. Okumaya devam et “YURTİÇİ SATIŞ RAKAMIMIZ 130 BİN OLUR”

KARARIN YÜRÜRLÜK TARİHİ DE MAĞDUR ETTİ

KARARIN YÜRÜRLÜK TARİHİ DE MAĞDUR ETTİ

Bakanlar Kurulu hükmünün yayınlandığı zaman yürürlüğe girmesi, bilhassa Japonya, Çin ve öbür gümrüğe elbet ülkelerden lastik sipariş etmiş meydana gelen ya da sipariş ettiği lastikleri artık gümrüklerden çekmemiş meydana gelen ithalatçıların ‘karar yöntemiyle’ kayıp etmelerine ne sebeple oluyor. Hükme yönelik AB ve EFTA azasi ülkeler, İsrail, Makedonya, Bosna Hersek, Fas, Batı Şeria ve Gazze Şeridi, Mısır, Gürcistan, Arnavutluk, Ürgeçen zaman, Şili, Sırbistan, Karadağ, Kosova, Mauritius, Güney Kore ve Malezya menşeli olanlar haricinde olmak üzere öbür ülkelerden ifade edilecek otomobil harici lastiği ithalatından ek yüzde 21,8 gümrük vergisi alınıyor. Okumaya devam et “KARARIN YÜRÜRLÜK TARİHİ DE MAĞDUR ETTİ”