Hediyede fiyatı etiketi olması niçin ayıptır

Hediyede fiyatı etiketi olması niçin ayıptır

“Ses ve Öfke” başlıklı yazıdan ardından bir sürü hoşuma giden bir mail aldım. Okurumuz Ali Tekin bakın ne demiş:”Bu çeşit yazıları ek olarak sık sık yazın. Lise 4’teki oğluma, topluluk şuurunun çoğalması ve global kurallara ahenk sağlaması amaçlı yazılarınızı okutuyorum. Bir Sürü yararlanıyor… İnsanların toplumda ne türlü yaşaması gerektiğini (öğreniyor).”Madem işe yarıyor… Bu Sabah hepimizin bilmesi gerekli olan bir kuraldan laf edeceğim.Şöyle bir oyun alanı/sahne düş edin: Kayınvalideniz yemeğe çağrı etmiş… Ailecek gitmişsiniz… Baldızınız da eşiyle beraber orada… Kayınvalide yükümlü bir sofra kurmuş… Okumaya devam et “Hediyede fiyatı etiketi olması niçin ayıptır”

Bilimde 22 Arap ülkesi bir İsrail etmiyor

Bilimde 22 Arap ülkesi bir İsrail etmiyor

Bir zaman öncesinde, 2002’de ekonomi kapsamında Nobel galip gelen populer psikolog Daniel Kahneman’a değinmiştim… Bir yabancı makalede da, Ocakta 2011’de Türkiye’ye gelip pazarlama kapsamında konferans verici psikolog Dan Ariely’den bahsetmiştim. Bu iki bilimciyi okurlarımıza anlatırken bir birşey dikkatimi çekti: İkisi de İsrail Yahudi’siydi. Çalışmalarına İsrail’de başlamış, daha ardından AMERIKA BIRLEŞIK DEVLETLERI’ye geçmişlerdi.Söz konusu meydana gelen bilimse, bu kişilerin dininin/etnisitesinin ne ehemmiyeti var? Yok tabiki. Peki, ben niçin bu Okumaya devam et “Bilimde 22 Arap ülkesi bir İsrail etmiyor”

Tüketici ne türlü korunacak ve Mantık olmak gerekir

Tüketici ne türlü korunacak ve Mantık olmak gerekir

Köprü ve otoyolların özelleştirilmesinde de gibi bir problemin yaşanmayacağını kimse güvence edemez.Örneğin Birinci Köprü (Boğaziçi) ile İkinci Köprü (Fatih Padişah Mehmet) benzer konsorsiyuma verildi.Yani yurttaş aracını bir yakadan diğerine geçirmek zorundaysa… Firmanın koyacağı geçiş fiyatına mahkûm olacak.Sirkeci-Harem arasındaki arabalı vapurun kapasitesi muadil oluşturamaz. Boğaz’ın altından geçecek otomobil tünelinin ve Üçüncü Köprü’nün yapılmasına da daha bir sürü var. “Ücretlerde enflasyona yönelik yükseliş yapılacak” maddesinin bir sürü da ehemmiyeti yok. Özel pazar her süre bu tip engellemelerin etrafından dolanmayı bilmiştir. Okumaya devam et “Tüketici ne türlü korunacak ve Mantık olmak gerekir”

Sezen’in konserleri bu civarı neşeli olmuyor

Sezen’in konserleri bu civarı neşeli olmuyor

Bugün meydana geldiği benzeri 19’uncu asırda da müzik yıldızları vardı. Şimdikiler çoğunlukla pop müzik inşa ediyor. Eskiler ise klasikçiydi…Avusturyalı müzisyen iki numaralı Johann Strauss (1825’te doğup, 1899’da can verecek meydana gelen) yalnızca besteleriyle değil aşkları ve evlilikleriyle de ünlüydü. (Benzer şimdikiler gibi!)Bütün Viyana sosyetesi ondan laf ederdi. Yakışıklı Strauss bir keresinde St. Petersburg’da gayet oldukça başarılı konserler vermişti.Viyana’ya döndüğünde ne görse beğenirsiniz: Yalnızca onun hakkındaki haberleri yazan bir dergi çıkarılmıştı. Elbette bunların azı hakikat, çoğu uydurmaydı. (Hemen bir sürü mu farklı?) Okumaya devam et “Sezen’in konserleri bu civarı neşeli olmuyor”

Ali Babacan’a: Öncesinde kadınlara sorun

Ali Babacan’a: Öncesinde kadınlara sorun

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) son bilgilerine yönelik nüfus yükseliş hızımız düşüyordu.Bırakın 3 çocuğu, hemen hemen aile başına “bir” çocuğa gerçek ilerliyorduk.Ancak tartışmalı bir başlıktı bu… Zira tutmayan bir hedefin olması için; öncesinde uygulamaya konulmuş bir tasarı olması gerekiyordu. Hükümetin bir siyaseti olacak ki… Hedefe erişti mı, ulaşmadı mı ölçebilelim.Hepimiz biliyoruz ki sözle peynir gemisi yürümüyor.Başbakan “yapın” diye konuştu diye, kimse genç yapmıyor…Niye yapmıyor? Yanıt TÜİK verilerinde gizli: Zira şehirde yaşayanların oranı yüzde 77 olmuş… Şehirde hayatını sürdürmek, köyle kıyaslandığında, “pahalı” yaşamaktır. Okumaya devam et “Ali Babacan’a: Öncesinde kadınlara sorun”

Zamane reklamcıları ‘satmaktan’ utanıyor

Zamane reklamcıları ‘satmaktan’ utanıyor

Enayi misin birader?’82 yaşlarındaki reklamcının gözleri bir anda hayret ve kızgınlıkla parladı: “Aynen!” deyip ‘saydırmaya’ başladı. Elbette bizzat işlerinden örnekler vererek…Gurur duyduğu çalışmalarından bir tanesini, 1985’te artık tanınmamış Tommy Hilfiger amaçlı yapmıştı.Kocaman bir bilborda, “Erkek giyiminde Amerika’nın 4 büyük tasarımcısı” diye yazdıktan ardından… Yalnızca harfler sıralamıştı: R.. L.. / P.. E.. / C.. K.. / T.. H..”Bilbordu görenler, harflerin kimlere gönderme yaptığını anında anlamıştı: Ralph Lauren, Perry Ellis, Calvin Klein… Peki ya TH? Her Biri birbirine TH’nin kim meydana geldiğini soruyordu. Okumaya devam et “Zamane reklamcıları ‘satmaktan’ utanıyor”

En pahalı ‘zerre’

En pahalı ‘zerre’

Higgs Bozonu hakikaten var mıydı? Yanıt o civarı ehemmiyetliydi ki… Pekçok ülke bir araya gelerek, İsviçre-Fransa hududunda devasa bir laboratuvar kurdu.Milyarlarca dolar harcayarak Kocaman Hadron Çarpıştırıcısı’nı yaptılar. Burada protonları çarpıştırarak Higgs Bozonu’nun ortaya çıkacağını umuyorlardı.Deney çok kritikti: Higgs Bozonu ortaya hiç çıkmayabilir, böylelikle Standart Model yanlışlanırdı…Belki de Higgs Bozonu çarpışma anında ortaya çıkardı ama şuanki cihazlarla saptamak tam anlamıyla olası olmayabilirdi. Zira bozonun geçerliliği yalnızca bir andı.Gelelim Yaradan Parçacığı lafına… Higgs Bozonu beklentisi devam ederken, mevzuyu halka da yorumlamak Okumaya devam et “En pahalı ‘zerre’”

Önemli meydana gelen konuşturmak

Önemli meydana gelen konuşturmak

Halkın yakından tanıdığı pekçok birey bu işe soyununca… Kulaklar dikildi tabiki… İnsanların hanede, işte ya da kahvede akilcanlardan söz etmesi, hem de sulh sürecinden laf etmeleri manasına geliyor.Sosyal bilimlerin saptamalarından biridir: Bir konu ile ilgili pozitif ya da negatif konuşmak, neticede onu var eder ya da güçlendirir. (“Reklamın iyisi-kötüsü yoktur” lafıyla kastedilen tam da budur.)Yani Akilcanların çalışmaları, pratikte hiçbir işe yaramasa bile, sulh süreci ile ilgili bir farkındalık oluşmasını sağlıyor.İşin neşeli yanı ne biliyor musunuz? MILLIYETÇI HAREKET PARTISI Başkanı Hükümet Bahçeli de bunun için istemeden, farkında olmadan katkıda bulunuyor. Okumaya devam et “Önemli meydana gelen konuşturmak”

Şahane gecenin perişan sabahı

Şahane gecenin perişan sabahı

Uluslararası Caz Bugünü, İstanbul’da kutlandı. Aya İrini Müzesi tam bir ‘all stars’ gösterisine oyun alanı/sahne oldu: Yıllardır hayranlıkla dinlediğimiz sanatçıların biri gitti, ötekisi geldi sahneye…”Aaa John McLaughlin burada, aaa Zakir Hussain de gelmiş…” demekle geçti koskoca iki saat.Sanatçılar bu proje bağlamında toplandıkları amaçlı, müzik kalitesi önce sırada değildi. Mühim meydana gelen beraber yaptıkları şovdu. Yeniden de bir takım performanslar öne çıktı: Okumaya devam et “Şahane gecenin perişan sabahı”

Efsane o, efsane

Efsane o, efsane

Gelin sizlere vakanın siyaseten komik yanını da anlatayım:Fetih bayrağını CUMHURIYET HALK PARTISI’den devralan DP, etkinlikler amaçlı iyi şekilde çalışmış…Ama bunun kaymağını yiyecek, kocaman başlara kısmet olmamıştır.Bir soru: 29 Mayıs 1953’e, başka bir deyişle fethin 500’üncü seneye ilişkili olarak resimlerde, niçin cumhurbaşkanımız ve başbakan yoktur?Nedeni Ise… “Yahu biz fethi görkemli şekilde kutlayacağız kutlamasına amma… Ya Yunanistan ile aramız bozulursa?Ya Avrupa bu kutlamaları hata anlarsa…” diye kaygılanmışlar…Bunun sonucunda Başbakan Adnan Menderes, İngiltere’ye, Kraliçe Elisabeth’in taç giyme merasimine giderken… Okumaya devam et “Efsane o, efsane”