HERKES Mİ YAMYAM VE TEHLİKEYE DİKKAT

HERKES Mİ YAMYAM VE TEHLİKEYE DİKKAT

Aşk evliliği. Kahramanmaraş’a yerleşiyorlar ancak Neyran Hanım bu kente hiç adapte olamıyor. Bir taraftan anlaşılır bir şey; 30 küsur sene öncesinin Maraş’ı… Fakat bir taraftan da meydana geldiği varsayılan zeka, mantık, karizma, aura, birikim, donanım, çoğalış ne dersek toplamına… Eşliğinde bir lokma adaptasyon becerisini de getirmez mi? Kırıntısını? Hayır. Neyran Hanım hiç kimseyle görüşmüyor, kontakt kurmuyor, haneden çıkmıyor. Aile arkadaşı Yaşar Balık, “Buradaki yamyamlar bu aileyi anlamıyor,” diyor. Bu civarı mı? Her Biri mi ‘yamyam’?

Dışarıda daima kötülük, daima tehlike, tehdit var. O yüzden dışarıdan uzak duruluyor, olası mertebe evde oturuluyor. Evin huyudur, yuttu mu yutar. Çıktıkça çıkasın, oturdukça oturasın ciro. Evin o konforu, emer insanı. Raden ile ilkokuldan arkadaş meydana gelen mahalli basın mensubu Ersoy Sevinç, “Annesi onu tozdan bile koruyordu,” demiş. “Kirlenmek güzeldir”, bir deterjan sloganından diğer gereklilik değil mi halbuki? Kadın, kurduğu bu pek steril, pek korunaklı evrenle, en basit mikrobun yaşamsal tehlike talep edeceği ortamı da özenle hazırlamış olmuyor mu?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir