Zevkli bir mücadele

Zevkli bir mücadele

Saha dışındaki vakaları bir kenara koyarsak daima bir sürü zevkli futbol mücadeleleri olmuştur Beşiktaş- Bursaspor mücadeleleri. Geçen Gün akşam da aynen öyleydi. Belki bir sürü futbol kalifiye yoktu şayet tempolu, bol pozisyonlu bir futbol izledik.Beşiktaş’ın haftalardır oturttuğu koruma dörtlüsünden iki bireyin olmamasının kulübü ne türlü etkileyeceği tam bir sual işaretiydi. Fakat tek bir mücadelelik ele alırsak bir sürü negatif birşeyler söyleyemeyiz.İlk yarıda Fernandes ve Necip’in gösterişli oyunları, Beşiktaş’ı bir hamle öne çıkarıyordu. Bilhassa Necip’in ilk goldeki ortası sezon başından beri kendisinden göremediğimiz mükemmellikteydi ve bu yaptığı ortada takımını 1-0 öne geçirdi. Okumaya devam et “Zevkli bir mücadele”

Kendine itimat ve akılcı oyun

Kendine itimat ve akılcı oyun

SİVAS’TA oyun başlamadan takımlar alana geldiğinde zemini gördüğümüzde, bu tabanın konut sahibi Sivas’a avantaj olduğunun düşüncesindeydim. Gerçekte oyunun önce kısmında her süre tek pas oyunuyla oyunu ele meydan yön Galatasaray değil, tam aksi Sivasspor’un stress ve önde oynama talebi vardı. Ta ki Necati’nin muhteşem vuruşuyla attığı gole civarı… Golden ardından Galatasaray yalnızca alanda değil, saha koşullarına yönelik de oynayan yön oluyor. Her süre alıştığımız az pasları kullanmasından çok, öne gerçek uzunca ve hızlı paslarla oynadı. Bu koşullarda bu da çok akılcı bir stratejiydi. Oyun ve skoru karşılaştırdığımızda belki çok örtüşmediğini Okumaya devam et “Kendine itimat ve akılcı oyun”

Futbol alanda ve sahayla oynanır

Futbol alanda ve sahayla oynanır

Maç öncesi senaryomuz Cluj’un koruma bloğunu belli bir süre geriden kurup hızlı ataklarla pozisyon arayacağı, Galatasaray’ın ise topa sahip olup oyunu önde oynayacağı istikametinde idi. Fakat karşılaşma hiç de öyle başlamadı. Cluj topa sahip olup, balanslı bir oyunla maça çeşitli bir biçimde başladı. Ve çabuk bir dakikada skoru 1-0 getirdi. Galatasaray’ın yediği golden son dakikaya civarı Cluj bir kere dahi rakip kaleye gitmedi. Rumen kulübü tamamıyla yan ortalar ve dik toplarla örülmüş defansif bir futbol sergiledi. Galatasaray belki bir sürü tam olarak pozisyonlar bulamadı ama bu stress ve tempo skoru 1-1’e getirdi. Bu baskının oluşmasındaki en mühim faktör kaybedilen topların geriye kazanılmasıydı. Galatasaray’ın en kocaman şanssızlığı ise bu oyunda en mühim koz meydana gelen Elmander’in sakatlanıp çıkmasıydı. Okumaya devam et “Futbol alanda ve sahayla oynanır”

Yankaya’ya acıdım

Yankaya’ya acıdım

Bir kere öncelikle sualde geçtiği benzeri bu berbat tabana nazaran bir sürü sıkı oynayan bir G.Saray vardı. Oyunu bir sürü gerçek oynadı, topu kaybettiği anda önde stress inşa etti, dönen topları kazandı ve en az 3-4 tam olarak pozisyon geliştirdi. Başka Bir Deyişle oyunun hakkı devreye 2-0 önde girmeleriydi. Rakibine de hiç pozisyon vermedi. Ama bazen mücadelelerde iki devre çeşitli iki yatıştırmaya benzeri oynanabilir. Geçen Gün de aynen bu gibi oluyor. İkinci yarıyla birlikte önce yarısı ortada olmayan G.Birliği çoğalış topa sahip olabiliyor ve aradığı benzeri pas yapabiliyordu. Bana yönelik bunun nedeni G.Birliği’nin çeşitli performansı değil, G.Saray’ın önde Okumaya devam et “Yankaya’ya acıdım”

Oyunu elinizden kaçırmak

Oyunu elinizden kaçırmak

Süper Lig hakikaten Fenerbahçe amaçlı de Konyaspor amaçlı de ilginç başladı. İlk yarıyı tamamıyla denetimi altına meydan bir Fenerbahçe vardı. Tempoyu aradığı benzeri ayarlıyor, oyunu aradığı alanda oynuyor ve hiçbir koruma zafiyeti yaşamıyordu. Ve oyunu da 2-0’a getirdi F.Bahçe. İlk yarısı bittiğinde her birimiz Fenerbahçe’nin önce karşılaşmayı bir sürü huzurlu aldığı bu yil lige çıkan Konyaspor’un da eksik meydana geldiği düşüncesindeydik.
İkinci yarısı başladı, her birşey ağır ağır değişiyordu. İlk yarıda rakibini ortada alanda karşılayan Konyaspor önde basıyor, F.Bahçe ise Konyaspor’un ekmeğine yağ sürercesine oyunu geriden stoperlerle pas inşa ederek Okumaya devam et “Oyunu elinizden kaçırmak”

Yetenek ve performans

Yetenek ve performans

Tek bir mücadelede ligin bundan sonraki görünümünü rastlamak bir sürü gerçekçi olmaz.Evet, bilhassa maçın önce yarısının sonları hücum mananında benim düşünceme göre ligin önce 4 mücadeleninden dahi süper hücum organizasyonuydu. Bu belli bir süre da Beşiktaş’ın ideal hücum organizasyonuydu.Dört mücadelede 9 gol bulmak, ligin kaderini belirler şayet Fenerbahçe karşılaşmayı Beşiktaş amaçlı ciddi bir viraj olacak. Gol mananında ek olarak baskınlardı.Oyunun bütününe baktığımızda oyunlarının ek olarak çeşitli meydana geldiğini diyebiliriz. Bu belli bir süre da Konyaspor’un savunmasındaki eksikliklerden kaynaklandı diyebiliriz. Bilhassa önce yarıda savunmada az adamla yakalamaları ve Oğuzhan’ın golünde müdahale dahi edememeleri bir sürü mühim bir hataydı. Okumaya devam et “Yetenek ve performans”

Rotasyon talihi kalmadı

Rotasyon talihi kalmadı

Beşiktaş’ta Balıkesir mücadelesinin sonrasında sakatlık yaşaması şoku görünüyor. Sosa ve Mustafa Pektemek’in 6 hafta oynayamayacağı netleşti. Bu sakatlıkları neye bağlıyorsunuz, Beşiktaş’ta futbolcular tam anlamıyla iyileşmeden mi dönüyorlar?
Bağ sakatlıkları karşılaşma içerisinde aykiri pozisyonla da olabilmektedir. Pozisyona ilişkili da olabilir yetersizlik neticesi da olabilmektedir. Aykiri hazırlanmayla alakalı de olabilmektedir. Ama bunun verdiği kararı elbette sıhhat kurulu verecektir. Bilhassa bir sürü sevdiğimiz Mustafa Pektemek’in sakatlığına talihsizlik Okumaya devam et “Rotasyon talihi kalmadı”

Sistemi strateji belirler

Sistemi strateji belirler

Sistemleri, oyun anlayışınız ve taktikler belirler. Brugge karşılaşmayı sonrasında, ‘Bilic, kulübü niçin 4-4-2 oynattı?’ eleştirisini getirir ve bunun niçin meydana geldiğini açıklayamazsanız, eleştiriniz bir sürü havada ve bir sürü sığ kalır ki, Brugge karşılaşmayı özelinde yapılmış olan buydu. Benim Düşünceme Göre Beşiktaş, Brugge mücadeleninde oldukça başarılı olsaydı da Bilic derbide kulübü çift santrforla oynatmayacaktı. Beşiktaş’ın F.Bahçe karşısında tek santrforla başka bir deyişle Demba Ba ile alana çıkacağını düşünüyorum.Beşiktaş, Kadıköy’e 4 puanlık krediyle gidiyor. Elbette ki kaybetmemek kocaman avantaj sağlayacaktır. Hezimet ise nokta avantajını kaybettirir Okumaya devam et “Sistemi strateji belirler”

Farklı ve keyifli

Farklı ve keyifli

Avrupa kupalarında aynı ritimde devam faktörün lig performansını berbat etkileyeceğini destekleyen görüşler var. Benim bakışım ise bunu hiç ilgisi meydana gelmediği ve ara ara mümkün Avrupa başarısının ligdeki başarıyı da desteklediği istikametinde. Aynı geçen zaman akşam Beşiktaş’ın bir sürü pratik skora gitmesi ve bir sürü pratik bir oyunla mücadeleden 5-1 galip bölünmesi benzeri. Her ikisi de diyebiliriz. Sosa ve Gökhansız meydana gelmesine nazaran önde yeniden bir sürü üretken bir Beşiktaş izledik. Quaresma, Olcay, Oğuzhan ve Gomez dörtlüsü üretirken ve yetenekli işler yaparken bununla birlikte Antalya’nın da ortada alanda hiçbir direnç göstermediği birleşince Okumaya devam et “Farklı ve keyifli”

Bir Kadıköy karşılaşmayı izlemedik

Bir Kadıköy karşılaşmayı izlemedik

Sarı-lacivertli birlik, geçmiş maçlarıyla kıyaslayınca heyecan, tempo ve oyun zihniyeti olarak rakibi Kayserispor’a Kadıköy’de meydana geldiğini birçok pek hissettiremedi. Elbette ki bunun pekçok nedeni olabilir: Avrupa kupası ve lig takvimi, az da olsa Mehmet Topal’ın dinlendirilip Kadlec’in muhtemel 11ler’de oyuna başlaması… Şu bir hakikat ki, karşılaşma 11’e 11 giderken esasen üretkenlikten çok uzakta bir ilk devre izledik. Elbette ki tüm mücadelenin hikayesi esasında Kayserispor 10 birey kalınca başlamış oluyor.. Mücadelenin ilk devresinde sarı-lacivertli birlik, bir Kadıköy karşılaşmayı senaryosunu bizlere izlettiremedi. Okumaya devam et “Bir Kadıköy karşılaşmayı izlemedik”