ÖLÜM ONA HİÇ YAKIŞMADI’, BAKALIM KİME YAKIŞACAK

ÖLÜM ONA HİÇ YAKIŞMADI’, BAKALIM KİME YAKIŞACAK

Sanki bir şıklar-rüküşler geçidindeyiz ve elimizde kürkten yapılma bir etek var. Ya da peluş bir pantolon.Battaniyeden birlik giysi. Döşemelik kumaştan şort… Ona yakışmıyor, bunun için yakışmıyor…Birand’ın ölümünün doğrulanmasıyla başlayan tv yazılımları baştan sona taransa, en bir sürü sarf edilen tümce herhalde budur: Vefat ona hiç yakışmadı. Kime mikrofon tutulsa, kimden fikir alınsa, tümce hazır:
Ölüm ona hiç yakışmadı.Sadece Birand değil, belli bir süre dünya dolu, belli bir süre sempati beslediğimiz her kim göçse, bu kalıp dolaşımda. Kimseye şayet hiç kimseye yakıştırılamıyor vefat ne hikmetse… Ihtiyar ve hasta kişi Okumaya devam et “ÖLÜM ONA HİÇ YAKIŞMADI’, BAKALIM KİME YAKIŞACAK”

REZERVASYON İPTALİNE KARŞI REZİSTANS

REZERVASYON İPTALİNE KARŞI REZİSTANS

Gümüşsuyu’ndaki Topaz’ın dekoratif ve oyuncu bir mutfağı, bir sürü güzel bir manzarası var. Şunlar hesaba da yansıyor elbette, pahalı bir koltuk, öyle zırt pırt gidilecek benzeri değil. Ancak mart ayı süresince ‘What a wine lunch!’ diye bir atraksiyon yapmışlar. Çarşamba ve cumartesi öğlenlerine özel bir tadım menüsü tasarlamışlar, Suvla’nın ödüllü şaraplarıyla eşleştirmişler. Sözgelimi başlangıçlardan körpe enginar, limon talaşında tütsülenmiş karides ve ahtapot, avokado relish ve mandalina köpüğünün yakınında Suvla’nın Kınalı Yapıncak’ını veriyorlar. Ana yiyecek, sekiz saat süresince pişirilmiş dana yanak. Refakatçisi Suvla Sur 2010. Şarap eşlemeli 5 korsluk menüye 90 TL fiyatı biçmişler; Topaz standartlarında mantıklı bir tutar bu. Ancak anında altında şu şekilde bir ibare: “Etkinliğe katılım amaçlı ön ödemeli rezervasyona gereksinim Okumaya devam et “REZERVASYON İPTALİNE KARŞI REZİSTANS”

DİYET ÂLEMİNİN YENİ KAZANANI EN KOCAMAN KAYBEDEN, DAIMA KAZANANI TEK KİŞİLİK KARATAY ORDUSU

DİYET ÂLEMİNİN YENİ KAZANANI EN KOCAMAN KAYBEDEN, DAIMA KAZANANI TEK KİŞİLİK KARATAY ORDUSU

Yaza az kaldığını, yalnızca ‘rejim’ kelimesinin kapladığı metrekaredeki artıştan dahi anlayabiliriz.Büyük kitapçıların en başköşe duvarı ayırdıkları bestseller reyon ve listelerinde, roman ya da biyografiler değil, rejim kitapları var şu anda. Remzi sözgelimi, gözümüze gözümüze sokuyor:3 numarada Karatay Diyetiyle Obezite ve Diyabete Çözüm Var, 8 numarada Karatay Perhizi, 10 numarada Karatay Mutfağı.Kapaklardan onlarca Canan Efendigil Karatay’lar kalabalık bir asker benzeri, her girişimizde üstümüze üstümüze geliyor. Ardından Dukancılar var. Ama bu sezonun en bir sürü konuşulan sistemi; görünür, takip edilir müsabaka programının da tesiriyle, Biggest Loser / En Kocaman Okumaya devam et “DİYET ÂLEMİNİN YENİ KAZANANI EN KOCAMAN KAYBEDEN, DAIMA KAZANANI TEK KİŞİLİK KARATAY ORDUSU”

SULTANİ BEZELYENİN EN SULTANLARA LAYIK MEYDANA GELDIĞI ŞEKİL

SULTANİ BEZELYENİN EN SULTANLARA LAYIK MEYDANA GELDIĞI ŞEKİL

Yaprak, ek olarak afili isimiyle sultani bezelye, baharda kısa müddetliğine beliren ince, zarif bir sebze. Son demleri son olarak, sona erdi sona erecek. Geçtiğimiz hafta Kani’teki (Üsküdar) yenemeyecek civarı iplikli ve kılçıklıydı. Bu civarı klasik bir zeytinyağlıyı bu şekilde berbat yapıp servise çıkarabiliyorsa Kani, kredi de bir yere civarı. Cumartesi öğlen Nişantaşı Kantin’deki ise “Aşçılar neler yaratıyor!” dedirtti. Keçi peynirli ılık sultani bezelye bir sürü kısa pişirilmişti. Yemyeşil, tazecik ve çıtır çıtırdı. Hayret üstelik hayranlık Okumaya devam et “SULTANİ BEZELYENİN EN SULTANLARA LAYIK MEYDANA GELDIĞI ŞEKİL”

EN GEZGİN PERSONEL 324 KM YAPMIŞ

EN GEZGİN PERSONEL 324 KM YAPMIŞ

Bu bir sene içerisinde toplamında 974 adet palamut, İstanbul Boğazı, Rumeli Kavağı, Kilyos, Samsun açıkları ve Çeşme-Sakız Adası’nda markalanıp denize salınmış. Bu palamutlardan 16 tanesi, markalandığı noktalardan değişik uzaklıklarda, balıkçılar aracılığıyla bulunup TÜDAV’a bildirilmiş. 974’te 16 az bir oran benzeri görünmesin gözünüze. Aşağı Yukarı oran, binde 4-5 imiş. Başka Bir Deyişle harika bir netice bu! Samsun açıklarından uğurlanıp Okumaya devam et “EN GEZGİN PERSONEL 324 KM YAPMIŞ”

Tapasa tapan şehir: Barcelona

Tapasa tapan şehir: Barcelona

Kışın ortasında bir kitap aldım. Ve o günden beri, kullanacağım anı bekliyordum… Where Chefs Eat (Phaidon), dünyanın 4 bir yanından şeflere sormuş, onlar da bizzat gittikleri popüler restoranlarını söylemişler. İçlerinde pahalı yerler de var, büfeler de… İnsan öncesinde gayriihtiyari bizden kime sormuşlar diye bakıyor: Şemsa Denizsel (Kantin), Mehmet Gürs (Mikla), Didem Şenol (Lokanta Maya), Mustafa Cihan Kıpçak (La Mouette diye geçiyor kitapta şayet birden çok ay öncesinde Üryan Doğmuş’la beraber Gile’yi açtı), Gencay Üçok (Meze by Lemon Tree) ve Peter Gordon (The Providores). Ardından nerelere giderlermiş diye göz atıyor (Parantezin içerisine şeflerin baş Okumaya devam et “Tapasa tapan şehir: Barcelona”

Alternatif ultrason testi

Alternatif ultrason testi

Esas olarak İngiltere, genellikle bütün dünyayla birlikte Kate’le William’ın bebeğini bizde de heyecanla bekleyenler vardı şayet zenci çocuk, kral bebekten öncesinde geldi dünyaya. İlk yazıldığında hakikat olamayacak civarı fantastikti; önceleri şehir efsanesi muamelesi gördü. ‘Şok’ kelimesi, rastgele bir ünlünün denize ayağını sokması amaçlı filan da faydalanılarak gücünü kaybediyor şayet bir sürü bilindik bir soyadına sahip yepyeni evli çiftin bebeği, gerçekten bir sürü dayanıklı bir şok yaşatmıştı. Beyaz gelinle beyaz damadın evlendikten tam dokuz ay ardından kucaklarına aldıkları çocuk, zenciydi! O civarı test yapılıyor çocuk kadın karnındayken… Şayet beyaz Okumaya devam et “Alternatif ultrason testi”

CHICAGO’DAKİ 110 TONLUK ‘BULUT’

CHICAGO’DAKİ 110 TONLUK ‘BULUT’

Özel yaşamı aradan çıkardığımıza yönelik, çoğalış rahatça işin asalına geçebiliriz! Anish Kapoor, Londra Hornsey College of Art’ta öğrenim görüyor, siftahı ek olarak öğrenciliğinde katıldığı grup sergisiyle Londra Serpentine’da. Dik lisansı Chelsea School of Art’ta yapıyor.Ama okulları yücelten bir tip değil; “Sanatçı olabilmek amaçlı okul eğitimini üstünüzden atmanız gerekir” diyor.80’ler parlamaya başladığı seneler, 90’larsa 37 yaşında iştirak eden Turner Ödülü’yle başlayarak onursal doktoralar, üyelikler filan demek.Sanatla mühendisliği buluşturduğu söyleniyor daima, teknolojinin nimetlerinden iyi faydalanıyor.Agresif, işlek eserleri da var ama sabit duranlar da olması gerektiği kadar mıknatıslı zaten. Okumaya devam et “CHICAGO’DAKİ 110 TONLUK ‘BULUT’”

HER KOLTUK PANDELİ, HER KOLTUK KARAKÖY LOKANTASI

HER KOLTUK PANDELİ, HER KOLTUK KARAKÖY LOKANTASI

İstanbul yedi tepe üzerine kurulmuşsa, Lizbon herhalde 7 bin tepeli bir şehir. Yokuş aşağıya, yokuş yukarıya… İstanbul’dan bir sürü uzak değil sanki; hem bir Avrupalı hem bir de arada/kenarda kalmış haliyle, kah köhne kah hip yerleriyle, hüzünlü şayet bir taraftan da sürprizli ruhuyla, kendini yadırgatmıyor. Lizbon 1755’te bir sürü kocaman bir zelzele geçirmiş, fena yayılmış. Tarihi merkezden, eskiyen dokudan hoşlananlar genellikle Baixa, Chiardo ve Bairro Alto’da turluyor. Bilhassa bu semtlerde koltuk gök Pandeli, dağ kaya Karaköy Restoranı, fikir sahası komple fayans! Binaların anında hepsinin cephesi azulejo çinileriyle kaplı. Harika geçişli tonlardaki bu hem bir parlak Okumaya devam et “HER KOLTUK PANDELİ, HER KOLTUK KARAKÖY LOKANTASI”

BENZEMEZ KİMSE SANA: SİMİT

BENZEMEZ KİMSE SANA: SİMİT

Hayatımız süresince en bir sürü yiyip de en bıkmadığımız, o herhalde: Susamlı Simit. Fırın değil, pastane değil… Yol simidi. Hemen 1 TL mahaline 1.40 oluyor. Her zam sinirdir şayet burada 1 TL’nin simide yakışır bir yuvarlaklığı da vardı, o sebeple ekstra bir sevimsizlik hasıl oluyor. Bir de susamlı simit en demokratik lezzet. Herkese eşit uzaklıkta duran, fukara fukarayla en varlıklıyı benzer kümede buluşturan bir birşey. Onun zammı iyice batar. Ancak 15. asırda imaretlerde saygı duyulan konuklara getirilen yiyecekler arasındaymış. Osmanlı Mutfak Sözlüğü’nden öyle öğreniyoruz (Priscilla Mary Işın, Kitap Yayınevi). Osmanlı çağında yağlı, yağsız, susamlı, baharlı, Anadolu Okumaya devam et “BENZEMEZ KİMSE SANA: SİMİT”