Mutlu mu huzursuz mu

Mutlu mu huzursuz mu

İsmin, insanın kaderini de belirleyeceğine konusunda inanışlar vardır. En azından hayaller. Sevinçli’nun ismini koyarken sevinçli bir dünya sürmesini ümit etmiştir kadın babası. Gerçi annesinin ne civarı laf hakkı vardı, onu da kestirmek zor. Çünkü Diyarbakır, Ergani’deyiz.Sevinçli’nun bir ‘ihbar’la keşfedildiği yazılımı seyretmiştim. ‘Sesi Bir Sürü Harika’in halkla en harika ilişki kuran, en şefkatli, en anaç jüri azasi Sibel Can, dinler dinlemez sahiplendi onu.İlk olarak ailesini geçindirmek amaçlı çalıştığı okul kantininde gördük; ardından evinden, annesinden istenmesine tanık olduk. 19’undaydı. Sesi de bizzat de bir sürü harika, bir sürü güçlüydü. Gözleri, Okumaya devam et “Mutlu mu huzursuz mu”

BİSİKLETİ KADIN NORMALLEŞTİRİR

BİSİKLETİ KADIN NORMALLEŞTİRİR

Binen kadın sayısı artarsa bisikletin normalleşeceğini söylemişler. Kim söylemiş? Bisikletli Kadın İnisiyatifi.Yani kim? Kim ki onlar? “Bizler, günlük hayatımızda bisiklet yarışı kullanan; bazen işe giderken, bazen çocuğumuzu okula bırakırken bisiklet yarışı devam eden kadınlarız” diyorlar. “Fakat sayımız az. Öbür yandan bizim benzeri bisiklet yarışı kullanmak talep eden birçok kadın meydana geldiğini biliyoruz.Sadece belli bir süre desteklenmeye, olası meydana geldiğini görmeye gereksinimleri var. Biz de bu hedefle bir araya geldik. Okumaya devam et “BİSİKLETİ KADIN NORMALLEŞTİRİR”

Kökenini yargılama

Kökenini yargılama

Bu katı, cesaretli, kahraman, serüvenci falan filan adamlar ama,hiçbir şeyden korkmuyorlar, domatesten korktukları kadar!İtalya’ya, Fransa’ya geçiyor ama halkla arasındaki mesafenin kalkması, ömürler alıyor: “Domates çabuk davranış etmiyor ve düşünce birliği yaratmıyor!”İnsanları kökenine yönelik değerlendirmek ne türlü bir sürü yanlışsa, sebzeleri de öyle! İşte asırlar öncesinde de birey evladı benzer hataya düşüyor: Domatesi kökenine, aile bağlarına, akrabalarına bakarak yargılıyor! Akrabalarının berbat şöhreti, bu güzelim lezzetin başına patlıyor.
Domates; petunya, tütün, patates benzeri, patlıcangiller familyasından. Birçok makbul mevcut olmayan güzelavratotu, Okumaya devam et “Kökenini yargılama”

VATANDAŞIN DERDİMİ VAR

VATANDAŞIN DERDİMİ VAR

Kentin en eskiyen yerleşim yeri, Kaleiçi’ni de içeren Muratpaşa. Onun tarihi, Antalya’nın tarihi demek. 1570’de yapılmış meydana gelen Muratpaşa Camii’ne de ismini verici Karaman Beyi Murat Paşa’dan almış ismini. Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Yumuşak Başlı, o makamda çoğunlukla görmeye alışık olduğumuz o birlik elbiseli, bol klişeli adamlardan değil. Yaptıklarını ağdalı bir tonda anlatmıyor. Ama Turunç Sehpa’ya da, Ihtiyarlar Evi’ne de helal olsun diyor birey. Turunç Sehpa uygulaması, vatandaşın derdini dinliyor. Sıkıntı ve taleplerine 48 saat içerisinde yanıt veriyor. Bünyeye ‘Oh be, son bir muhatap buldum’ ferahlığı getiriyor. İnsana değer verdiğini farkettiriyor. Okumaya devam et “VATANDAŞIN DERDİMİ VAR”

Kahve dövene hınk deme

Kahve dövene hınk deme

Kahva, coffee, cafe, caffe, kaffe, kaffe, koffie, kahvi… Evet, karşınızda kahve… ‘Kahve piştiği yerde / Telve taştığı yerde / Harika çirkin aranmaz / Gönül düştüğü yerde’ diye engel mi düzelim, ‘Gönül ne kahve arzu eder ne kahvehane, gönül hasbihal arzu eder kahve bahane’ diye en klasikten mi girelim? ‘Kahvelerim pişti gel / Köpükleri taştı gel / İyi günün arkadaşları / Berbat günüm geçti gel’ diye bir yabancı maniyi mi analım, ‘Tütünsüz kahve, yorgansız uyku gibidir’ lafını mı kınayalım?Bir fincan acı kahvenin kaç sene hatırı olacağını mı tartışalım, ‘kahve dövücüsünün hınk deyicisi’ (‘evet efendim’ci) tiplere ne türlü da ifrit olduğumuzu mu anlatalım?Hatay’ın artık bizde görünmediği Ülkemiz haritalı ve Atatürk portreli o efsane kahve fincanının en harika kondisyonda olanını Okumaya devam et “Kahve dövene hınk deme”

Toprağın tadı

Toprağın tadı

Şimdi kalkın yerinizden, yakındaki bir saksının toprağına sokun parmağınızı. Kuru mu? Su verin. Nemli mi? Dolaştırın parmaklarınızı saksının içerisinde. Manikürünüz mü bozulur? Bir birşey olmaz, heyecan etmeyin.Bahçesi meydana gelen şanslılardan mısınız? Çıkın anında. Toprağı elleyin, koklayın, kurcalayın. Bu Sabah Hayat Toprak Bugünü… Bm’in Beynelmilel Toprak Seneyi duyuru etmiş meydana geldiği 2015’in de kuyruğuna geldik, bilinen. Temas edin, şükredin.
Metropol sıkışıklığı son zamanlarda birçok şehir insanını köye, bahçeye, toprakla haşır neşir olmaya itti. Betondan gına getiren şayet iş kuvvet ve bilumum mecburiyetler gereği mahaline mıhlananlar da şehir tipi bahçecilikle Okumaya devam et “Toprağın tadı”

UKRAYNA MERAKI

UKRAYNA MERAKI

Hanede tv karşısında? Eş arkadaş partisinde? Bodrum’da? Kapadokya’da? Kartalkaya’da? Süslü püslü bir Avrupa şehrinde? Egzotik diyarlarda? Senenin son haftalarında öğrenip de bir sürü şaşırdığımız şeylerden biri, Ukrayna merakıydı. Gezi bulma sitesi momondo, bu kez da ‘Türkler yepyeni seneye nerede girmek istiyor?’u kurcalamış. Netice şöyle: Yurt içerisinde en bir sürü uçuş araması yapılmış olan destinasyon İstanbul, yurtdışındaysa Kiev! Yılbaşına Ukrayna’da girmek istermiş oysaki halk, Kiev’de… İkinci sırada Kıbrıs var, üç numaradaysa Berlin. Dördüncü, Okumaya devam et “UKRAYNA MERAKI”

KAÇAMAK SEVDASI

KAÇAMAK SEVDASI

Bu sene en bir sürü seçim edilecek 2. tip seyahat de kısa müddetli şehir kaçamakları yaşanıyor. İnsanların yüzde 39’u “Bu sene kesinlikle bir kaçamak yapacağım” diyormuş Bu niyetin, kriz çıkaracak, yuva dağıtacak bir kaçamak olmayacağını umalım! 23-35 yıl aralarında yüzde 42’ye civarı çıkıyor bu kaçamak merakı. 56-65 yıl grubundaysa en düşük. En kaçamak sevdalılarıysa Ege Bölgesi’ndenmiş. Egeliler, yazlığa gitmeyi de en bir sürü seven grup. 20 ülke aralarında Rusların sonrasında bizi 2. yapan, onlar. Yaşlara yönelik bakınca şaşırmıyoruz: Yazlık ev, ortada yaşın üzerinde fenomen şayet 18-22 yıl grubu prim vermiyor bu fikre. Gelelim spa, masaj, yoga vs imkânı verici tatil Okumaya devam et “KAÇAMAK SEVDASI”

Alluciye koltuk misiniz

Alluciye koltuk misiniz

12-15 ve 17 Mart’ta Eataly Mutfak Atölyesi’nde workshop’lar tertip ediyor. Şahane birşeyler yiyecek yöntemiyle dayanak vermek ise fazla zevkli! Düşünsenize, Mardin’in yiyecek kültürü, Cercis’in mutfağı sizlere gelmiş. Bizim buralarda patlıcan salatası ve haydariden ibaret sanılan meze kültürü; kiremfum, tebbel, megbus benzeri nice çeşidin meydana geldiği dev sunumla gözünüzü döndürmüş. Gerçekten de döndürüyor. İş sunumla da kalmıyor. Tarçın, zencefil, kişniş, kırmızı biber, sumak, mahlep ve elbette ki yenibahar, her meze kaşığına farklı bir tat, aroma, karakter katıyor. Etin, bulgurla, sebzeyle, baharatla uyumu damağınızı okşuyor. Incasiye (Fazlamezli erik tavası) Okumaya devam et “Alluciye koltuk misiniz”

Esaret mi, yüreklilik mi

Esaret mi, yüreklilik mi

Dünyanın bir numaralı restoranının tatlı şefisiniz. İşi bırakıp dürümcü açar mısınız? Michelin’li mutfaklarda iş imkânınız var. Bütün elemanları engellilerden meydana gelen bir restoranda ısrar eder misiniz? Sözlü Olmayan basın bilinen, hele dergicilik can çekişiyor. İçinde hiçbir tarife koltuk vermeyen, kapağına yiyecek koymayan bir yiyecek mecmuası sunmaya kalkışır mısınız? Mutfakta da yaşamda da sizlere biçilen rollerden, çizilen sınırlardan dışarı çıkmayan, garantici, kolaycı, belli bir süre ezberci, belki taklitçi biri misiniz? Yoksa yollar mayınlıysa dahi, akla gelmemiş, göze alınmamış, oybirliğiyle ‘olmaz’ denmişi oldurup farklılık yaratmak amaçlı gıdıklanan Okumaya devam et “Esaret mi, yüreklilik mi”