Herkes suçlu

Herkes suçlu

Şu satırları okuyan Müslüman gençler “Kavgayı onlar başlattı” diyecektir bizzat kendilerini yüzde surat haklı görerek.Hasbelkader Türkçe alim İsrailli bir “keskin” gencin tavrı da çeşitli olmayacaktır: “Ama ilk füzeyi onlar attı!”Böylece her biri, esasında hiç de olmak istemediği, fırsatını bulduğunda lanetlediği karşıtına dönüşmüş durumda.Hitler öyle ki hortladı. Hitler’in ruhu aramızda. Yahudisiyle ve Müslümanıyla, Ortadoğu ülkeleri Hitlerci gençlerle dolu.İnsan amaçlı “şerefli mahluk” diyoruz ya… Ben bunun için inanmakta cidden zorlanıyorum.Çünkü örnekler tam tersine işaret etmekte. Neresi şerefli yahu insanın? Okumaya devam et “Herkes suçlu”

Heil Hitler demeselerdi

Heil Hitler demeselerdi

Bu vakanın tarihteki en iyi örneklerinden biri, Hitler’in iktidar yürüyüşüdür. Çağın Alman halkı, uygun fiyat sorunlar ve Birinci Hayat Savaşı’nı kaybetmenin ezikliği ile Hitler’i destek verdi. Anlaşılır bir durum…Ancak Hitler, Yahudileri ve düşman- asalak ilan ettiği öbür grupları (Çingeneler, sosyalistler, mantık hastaları, Sorb halkı vs.) yok etmeye başladığında ve savaş tamtamları çalarak sağı solu işgal etmeye giriştiğinde de desteklerini sürdürdüler.
Alman halkı Hitler’in berbat ve ahlaksız işler yaptığını bilmiyor muydu? Tabiki biliyordu. Ama yapılanlar işlerine geldiği amaçlı meydanlarda “Heil Hitler” diye bağırmayı sürdürdüler.Nitekim savaştan ardından, “Biz bu işi ne türlü yapabildik” diye derin bir utanç duydu çoğu… Kabahati Hitler’in üzerine attılar. Oysa yalnızca alanlara bile Okumaya devam et “Heil Hitler demeselerdi”

Saçmalama aslanım

Saçmalama aslanım

Türkiye 2023 senesinde önce 10 ekonomi arasına girmeyi hedeflemiş vaziyette. TÜSİAD Başkanı Haluk Dinçer, “Bugün yaptığımız 150 milyar dolar değerinde ihracatı, 2023 bakımından 500 milyar dolara çıkarmamız sebep… Fakat şuanki tabloda bu hedefi tutturmak zor” diyor.TÜSİAD Başkanı “mevcut tablo” derken… İçeride meydana gelen yaşamsal ve siyasal gerginlikleri; dışarıda ise Ortadoğu’daki çatışmaları kastediyor.Dinçer’in saydıkları, hakikaten de Türkiye’nin önünü kesen faktörler.Ancak sormak isterim: Şunun şurasında 2023’e yalnızca 9 yıl kaldı… Yükte hafif, pahada zor meydana gelen ileri bilişim mahsulleri satmadan, 150 milyar dolar değerinde ihracatımızı, 500 milyar dolara çıkarmamız olası mü? Okumaya devam et “Saçmalama aslanım”

Yakalayın şu standardı

Yakalayın şu standardı

Türkiye’deki en mühim zihniyet sorunlarından biri, benim düşünceme göre “standart” düşüncesinin olmamasıdır. Standarttan kastettiğim şu: Öncesinde belli bir kalite düzeyini yakalamak, ardından da daima benzer ürünü üretmek.İki ay civarı oluyor; şirin bir esnaf lokantasına gitmiştik. Mercimek çorbası bir sürü güzeldi. O güne kadar bir restoranda içtiklerimizin en iyisiydi diyebilirim.Ardından birer kuru fasulye ve Özbek mantısı söyledik. Onlar da şahaneydi.Geçen zaman benzer semte gitmiştik. Aklımıza o lokanta geldi. Hadi tekrar, dedik. Yeniden benzer mönü… Bu defa şu şekilde bir vaziyetle karşılaştık:
Mercimek çorbaları hemen hemen soğumuştu… Geriye gönderdik. Sıcakları geldi… Özbek mantısı “hamur-hamur” olarak bilinen şekildeydi. O eskiyen nefasetinden yapıt yoktu. Kuru fasulye ise aynıydı.Lokantada bir değişim var mıydı? Okumaya devam et “Yakalayın şu standardı”

Ya Kobani düşmezse

Ya Kobani düşmezse

Kürt kesimi müddetçe kocaman duygusal ve siyasal mevduat yaptı.Süreç başarısızlığa uğradığı halde, yüklü bir düş kırıklığı ve umutsuzluk oluşacak…Bunun sonucu olarak bir takım Kürt aktörler bir sürü ek olarak kökten alternatiflere yönelebilir.” (Bakınız: 18 Eylül tarihindeki “Hayal Kırıklığı Karışıklık Getirebilir” başlıklı yazım.) Geçen Zaman, “Kaos lobisi devrede” diye bir manşet görünce, gayri ihtiyari yüzümü buruşturdum. Niçin kendimizi kandırıyoruz?Ne lobisi?Perşembenin gelişi çarşambadan belli: Prof.Yılmaz’ın “aman dikkat” dediği ruhsal atmosfere gerçek ilerliyoruz işte… Okumaya devam et “Ya Kobani düşmezse”

İslam ve ideoloji

İslam ve ideoloji

Çok okunan bir romancı da meydana gelen edebiyat profesörü İskender Pala şu şekilde diyor:”Birincisi… Ben Avrupa’da hayatını sürdüren bir insan olsaydım, şu anda İslam’a hiç ateş gibi bakmazdım.İkincisi… Türkiye’de hayatını sürdüren 20 yaşında bir çocuk olsaydım, gene İslam’a ateş gibi bakmazdım.Bu idrak etme biçimleri, 15 sene ardından Türkiye’nin yapısını değiştirecek.”Ne olacak 15 sene içinde? Şöyle: “Muhafazakâr görüşün üstünlüğü (…) ve İslami hassasiyetler kaybolacak.Ahlak anlayışımız, günah anlayışımız değişecek. Zira siz İslam’ı erozyona uğratıyorsunuz. Inanç pazarlık konusu ediliyor. İslam yerine dövüş ediyorsunuz. Okumaya devam et “İslam ve ideoloji”

Bayrak inmemesi önemli

Bayrak inmemesi önemli

İlk akla iştirak eden, Suriye’ye, “Türbeyi boşalttık diye arazimizi sizlere bıraktığımızı sanmayın” iletinini vermek.Ancak Suriye de, “Size ilişkin meydana iştirak eden arazi orası değil ki… Ya geriye dönün ya da tamamıyla gidin… Eşme’de sizlere verecek toprağımız yok” diyebilir. (Ki esasen Şam’ın protestosu bu manaya da geliyor ama şu koşullarda gereğini yapamaz, o da farklı konu.)
İkinci puan ise “Bayrağı indirmedik… Oradan aldık, gibi bir yabancı yere diktik” mesajı ki buradaki asal emel topluma itimat verirken, muhalefete de uydurma sebep sunmamak olsa gerek.Bunlara şunu da ekleyebiliriz: Bayrak konusunda ordu bir Okumaya devam et “Bayrak inmemesi önemli”

Eskiden şeker mi vardı

Eskiden şeker mi vardı

Beynin şekere gereksinim duyduğu gerçek… Fakat hangi şeker? Marketten aldığımız şekere ve şekerli-tatlı yiyeceklere değil…Eğer hakikaten öyle bir gereksinim olsaydı, ilkel vatandaşlar yaşamda kalamazdı. Oysa Amazon ormanlarının derinliklerinde hayatını sürdüren, medeniyetin şekeriyle tanışmamış yerlilerin incelenmesi, beyin dahil olmak üzere vücutlarının sapasağlam meydana geldiğini gösterdi. (Hatta kilolu da değiller!)Peki, bu ne türlü oluyor? Sebebi basit: Zira şeker yalnızca şekerli ürünlerde yer almıyor. Meyve ve sebze benzeri insanlığın binlerce senedir tükettiği natürel gıdaların çoğunda şeker var.Örneğin üzüm, incir ve muzda, öbür meyvelere mukayese et bol şeker yer alıyor. Patates, mısır, bezelye Okumaya devam et “Eskiden şeker mi vardı”

Hangi ‘fıtrat’

Hangi ‘fıtrat’

Kadınla adam izdivaç eder. Derken bayanın gebe meydana geldiği anlaşılır. Çift mutluluktan uçarak doktora gider. Test neticelerini öğrendiklerinde ise moralleri bir anda yere çakılır. Çocukları otistik olacaktır.Doktor üzülmemelerini… Şayet isterlerse, embriyonun genlerine ifade edilecek müdahalenin, çocuğu “normal” hale getirilebileceğini söyler.Şimdi lütfen kendinizi o çiftin mahaline koyun. Hangisini seçim edersiniz?Adı belirtildiğinde bakmayan, anne-babası dahil olmak üzere insanlarla göz göze gelmeyen, akranlarıyla beraber sıraya girmeyen, canı çektiği takdirde şekerlemeyi işaret edemeyen bir çocuğa elde etmek mı? Okumaya devam et “Hangi ‘fıtrat’”

En berbat öğretmen: Başarı

En berbat öğretmen: Başarı

Birçok yorumcu erken tercih olasılığından laf etmeye başladı. Anayasa ve yasalardaki imkânlardan laf edip duruyorlar. Sözgelişi, “Görev alındıktan 45 zaman içerisinde devlet kurulamazsa ya da güvenoyu alamazsa, erken seçime gidilir” diyorlar.Tamam şayet bu açıklar birey etmenini hesaba katmıyor. Bu Sabah Türkiye’deki en kıyak emeklilik, milletvekilliğinden çalışma süresini tamamlamış yani emekli olmaktır. Etkin vekil ayda 14 bin, çalışma süresini tamamlamış yani emekli vekil ise 7 bin TL almakta.Aktif vekilin kırmızı, çalışma süresini tamamlamış yani emekli vekilin yeşil pasaport hakkı vardır. Kamu kuruluşlarının toplumsal tesislerinden ve misafir evlerinden yararlanır. Ve ek olarak neler neler…Bütün bu haklardan Okumaya devam et “En berbat öğretmen: Başarı”