Zenginlerin burjuva olması belli bir zaman zaman alacak

Zenginlerin burjuva olması belli bir zaman zaman alacak

Yeni Ülkemiz ile eskisi arasındaki farklılık, en hayret verici şekilde tv dizilerine yansıyor. Yeşilçam’ın Ülkemiz’sinde zengin erkek portresini, sabahlık giyen fabrikatör Hulusi Kentmen temsil ederdi… Zengin adamın kızı da jüponlu etekliğini ve twinsetini giyip, parti verirdi… Salondaki piyanoda fukara delikanlı çalar ve alaturka söylerdi. Partiye iştirak eden şımarıklar onla beraber alay ederlerdi. Zenginin kızı da âşık olurdu ona.
Şimdi villalar, konaklar, spor arabalar, hız motorları da var filmlerde ve dizilerde… Zenci dadının mahaline de, herhalde Filipinli hizmetçiler koyulacaktır bir zaman ardından… Belki TMSF’nin piyasaya çıkardığı şaraplar, tablolar, yatlar ve gökdelenler de, filmler ve dizilerde kullanılacak.

Aslında “Eski zenginler”in “Yeni fakirler” meydana geldiği bir aşama bizim yaşamımızın bir parçası değil mi? “Mal sahibi mülk sahibi/ Hani bunun önce sahibi” söyleminin bir çok kez sorulduğu bir coğrafyadır bu… Kimse mülkiyetin “Son sahip”inin kim olacağını tam bilemez. Ve her kuşakta “Ülkemiz’de oturmuş burjuvazi var mı” suali sorulur… Madrid’de “Prado”yu gezerken dikkatimi çekmişti. Resim sanatı, azizleri, azizeleri, Hz. İsa’yı, papaları görüntüleyerek yola çıkmış. Ardından kralların, kraliçelerin, prenslerin, prenseslerin fotoğraflarını yapmış ressamlar. Derken kilolu tüccarların, karılarının, bebeklerinin resimleri geliyor.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir