Bir geçiş çağının doğum sancıları mı

Bir geçiş çağının doğum sancıları mı

İçinde bulunduğumuz polemiklerle ve arayışlarla dolu ortam, bir geçiş çağının doğum sancılarını yansıtmakta. Askeri darbelerin çoğalış mevzubahis olmadığını gören kesimler hemen Fethullahçı darbelerde ya da PKK teröründe çıkma karayolu arıyorlarsa, bu vaziyet geçmişin berbat alışkanlıklarının bugüne bu şekilde yansıması değil midir?
Eğer basının bir kısmı halen post- çağdaş darbeciliğin yakınında benzeri görünüyorlarsa, bunu geçiş çağının kararsızlığı biçiminde değerlendirmeliyiz. Bu kararsızlığın son sergilendiği 28 Şubat 1997 post- çağdaş darbesinde bir orta medya patronu meydana iştirak eden Dinamik Bilgin’in başına gelenleri herhalde hiçbir medya patronunun

unutması olası değildir.
Medyada süren bir takım marjinallikleri çocukluk rahatsızlığı olarak rastlamak gerekiyor.
“Anayasaya uyulmalı” ya da “Kurucu ayarlara dönmeliyiz” diyerek kendilerince “Cumhurbaşkanı hiçbir zaman Başkan olamaz” diyenlere de, önce Cumhurbaşkanımız Atatürk’ün bugünkü “Cumhurbaşkanı hükümet uzuvlarının itinalı ve uygun çalışmasını gözetir” ilkesini ne türlü yorumladığını hatırlatalım mı?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir