Van pastası

Van pastası

BİR pasta ya da kurabiyeyi inşa etmek amaçlı kaç saat uğraşırsınız? Son Zamanlarda bir sürü trend meydana gelen butik pastacılıktan söz etmiyorum zira her bir çiçeğini inşa etmek dahi uzunca süre ediniyor. Kekini yapıp ortasına farklı, kenarına farklı krema sürüyorsunuz. Ardından efendim bir harika şeker hamuruyla çarşafa dolar benzeri sarıp sarmalıyorsunuz. Siz o zor hamurla sarınca kekin çökmemesi gerekmektedir. O sebeple kek belli bir süre mukavemetli olmalı, başka bir deyişle katı olacak ki şu şekilde ısırınca damağınıza yapışsın da eriyip gitmesin. Pişirince anında saramazsınız esasen dinlenecek ki belli bir süre kendine gelsin. Öyle olsun bu gibi olsun derken elbette pasta pastalıktan çıkıyor. Lezzet istikametinden çıkarak fiyaka istikametine gerçek sokak ediniyor. Kurabiyelerde de benzer durum mevzubahis esasen. Renkli desen desen

hazırlayıp sar hışır hışır poşete, bağla güzelce ağzını. Gözünü boyasın da ruhun? Ruhun aç kalsın…
Bazen vakte ayak uyduramadığımı hissediyorum. İzleyip kafa salladığımı ama aidiyet hissedemediğimi. Pasta mahsulleri satan o kocaman büyük dükkanlarda yaşadığım hayret hissini. Sabit muhafazakar, sertleştirici, hızlı kurumasın diye katkı, düzeltici, kenar kıvırıcı, pasta kalemi, yaldız, altın sevenlere sarı rüya pırıltısı… Bu vaziyetlerde tek hissettiğim hanede yalın, temel ve lezzetli bir pasta yapıp ikram etmek oldu. Çayın yanına köşede duran kavanozdan bir kurabiye ya da kek kalıbından çıkan bir dilim mutlu olmak olarak almak.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir