Pornosu yasak tecavüzü serbest

Pornosu yasak tecavüzü serbest

BİLİNEN en aşağılık, en rezil, en pis, en iğrenç hata ne?
Çocuk pornosu değil mi?
Dünya genelinde bu pislikle uğraş ediliyor.
Çok da haklı bir uğraş.
Cezası her halükarda az meydana gelen bir rezalet.
İdam cezasının dahi vicdanları rahatlatmadığı bir iğrençlik.
Türkiye de bu suçla kıyasıya uğraş eden ülkeler aralarında.
Öyle ki, genç pornosunu seyretmek dahi zor hata sayılıyor.
Çok da gerçek öyle olması.
Peki kime genç denir?
1995 senesinde imzaladığımız, Bm Genç Hakları Sözleşmesi’nde 18 yaşına civarı her insanın genç sayılacağı yazar. Okumaya devam et “Pornosu yasak tecavüzü serbest”

Kervan yöntemde düzülür

Kervan yöntemde düzülür

KOÇ Grubu, FIAT ile beraber “yerli otomobil” üretimine geçeceğini izah ettiği anda alim bilmeyen konuşmaya başladı.
“FIAT’tan altyapı alarak türk malı araba mi olurmuş? Bunun neresi yerliymiş?”diye bir manasız yaygara.
Koç Grubu, Ülkemiz’nin en eskiyen ve en kocaman araba üreticisi olarak işe yüzde surat gerçek bir yerden başlıyor. Bunu tartışmayın bile; zira tartışırsanız komik hale düşersiniz.
Otomobil üretmek talep eden bir ülke, mahalli bir marka yaratmak talep eden bir ülke, olaya surat yıl öncesinde dahil olmak üzere olmamışsa, işe fakat bunun gibi başlar.
En sıkı misal Güney Koreli Hyundai.
Bugün dünyanın 4 bir yakınında üretim tesisleri meydana gelen, ülkesinde önder koltuğunda oturan ve en kolay değil pazarlardan biri meydana gelen AMERIKA BIRLEŞIK DEVLETLERI sektöründe liderliğe oynayan Hyundai, Kore’nin “yerli otomobil” projesi olarak yola aynen bunun gibi koyuldu. Okumaya devam et “Kervan yöntemde düzülür”

Ortadoğu’ya girdin mi çıkamazsın

Ortadoğu’ya girdin mi çıkamazsın

BİRKAÇ hafta öncesinde bir hekim arkadaşımla muhabbet ediyorduk.
“Tatillerini az yapıyorsun. 3 gün tatil olmaz. İşten kopmak amaçlı en az 5 gün gerekli. Tatil 5. günden ardından başlar” diye kendince öğüt ediyordu, ben “5 gün tatil beni sıkıyor” dediğim amaçlı.
Nasihate güldüm.
“İşten kopmak mı dedin? Gün Içerisinde en az 5 kere işten aranırsan… Dünyanın neresinde olursan ol içerik işleri toplantısına telefonla da olsa altını çizen katılırsan… İnternet ulaşımı meydana iştirak eden her yerden altını çizen içerik ulaştırmaya çalışırsan dediğin ne türlü olacak?” dedim.
“Abi sen o süre tatile falan çıkış. Her gün işe git, ek olarak pratik olabilir senin amaçlı” diye konuştu.
Gerçekten öyle sanırım.
Dün de erken saatte tatilde olmanın olası meydana gelmediği anımsadıldı.
Gazeteden iştirak eden telefonla sabaha başladım:
“Abi, THY’nin 2 kaptanı Lübnan’da kaçırılmış, Beyrut’ta.”
“Kim kaçırmış?” Okumaya devam et “Ortadoğu’ya girdin mi çıkamazsın”

‘Öcalan nerede’ sorusu

‘Öcalan nerede’ sorusu

Anlamsız soru esasında MILLIYETÇI HAREKET PARTISI Evrensel Başkanı Hükümet Bahçeli ile gündeme geldi.
“Öcalan nerede?”
Şimdi de Aydınlık Gazetesi birden çok gündür sürmanşetinden bu suali tekrarlıyor.
“Teaser” yapar benzeri soruyorlar.
Nerede meydana geldiğini biliyorlar da, şu an amaçlı söylemiyorlarmış benzeri.
Herhalde nihayetinde açıklayacaklar nerede meydana geldiğini.
Bana yönelik soru yanlış.
“Öcalan’ı özgür mi bıraktınız?”diye sormak yabancı, “Öcalan nerede?” diye sormak yabancı.
Birincisi kritik bir sorudur, bir haklar devletinde sorulabilir.
Ama “Nerede?” diye sormanın kimseye bir yararı meydana geldiğini zannetmiyorum.
Devlet kendisine emanet edilen bir mahkûmu, devletin büyüklüğüne yakışır bir biçimde muhafaza etmek, kollamak ve sağ salim tutmak amaçlı “neresi olması gerekiyorsa”orada tutmakla mükelleftir. Okumaya devam et “‘Öcalan nerede’ sorusu”

Pişman olmayan bir katili gösterdik

Pişman olmayan bir katili gösterdik

YASEMİN Güneri’yi bir defa ek olarak kutluyorum.
Son haftalarda 2 müthiş haberle gündemi sarstı.
Önce Fenerbahçe Spor Takımı Başkanı Aziz Yıldırım’ın, askerliğini cezaevinde meydana geldiği sırada bedelli olarak yaptığını belgeledi.
Böylelikle Türkiye’de yıllardır devam eden bir yılan hikâyesi bitti.
Bildim bileli Aziz Yıldırım’m askerliğini yapmadığı, düzmece bir çürük raporuyla askerlikten muaf tutulduğu söylenir şayet bu vaziyet hiçbir zaman belgelenemezdi.
Yıldırım’ın askerlik yapıp yapmadığı bir muammaydı.
Yasemin Güneri’nin haberinden ek olarak sonra her birşey meydana çıktı. Aziz Yıldırım 2012 seneye civarı askerliğini yapmamıştı ve 2012 Mart’ında bedelli askerlik yasasından yararlanmıştı. Okumaya devam et “Pişman olmayan bir katili gösterdik”

Ben bunu daima savundum

Ben bunu daima savundum

DÜN bir bölüm okur, sağolsunlar, birçok hatırımı sordular.
Ne yalakalığımız kaldı, ne şerefimiz.
Sebebi ne biliyor musunuz? İmralı’da Öcalan ile BDP’lilerin aralarında geçtiği homurdanarak piyasaya sızan “konuşma notlarına” ehemmiyet vermemem.
Gizlisi saklısı yok, evet ben bunlara ehemmiyet vermiyorum.
Barış sürecini başından beri desteklediğimi söylüyorum esasen.
Ama benimle başkaları, üstelik iktidar partisi aralarında dahi bir farklılık var.
Ben bunu “yıllardır”söylüyorum.
Başbakan Erdoğan, BDP’lilerin elini sıkmazken de söylüyordum bunu, AK Parti iktidar olmadan, Tayyip Erdoğan Başbakan olmadan öncesinde de benzer şeyi tekrarlıyordum. Okumaya devam et “Ben bunu daima savundum”

Welcome to Middle East

Welcome to Middle East

TÜRKİYE’nin gösterişli adamlarından biri aradı geçen gün öğleden ardından.
“Falcı mısın, yoksa bizim bilmediğimiz bir birşeyler mi biliyorsun” diye konuştu “Merhaba” demeden.
Şaşırdım.
“Ne oluyor ki!” dedim.
“Şu an önümde 5 Mayıs bugünü yazdığın içerik duruyor ve yanımdakilerle paylaşıyordum. Aramadan duramadım” diye konuştu.
Ben erken ne yediğimi hatırlamıyorum; 5 Mayıs’ta ne yazmışım nereden bileyim.
Açtım bilgisayarı, girdim yazılara.
5 Mayıs bugünü yazdığım yazının başlığı şu:
“Suriye sınırımız yepyeni pkk bölgesi olacak.”
“Ben o yazıyı 4 Mayıs’ta yazdım. Siz 5 Mayıs’ta okudunuz. Ben bunu kaç defadır yazıyorum ama anlayan yok” dedim.
Ne falcıyım, ne de kimsenin bilmediği şeyleri biliyorum.
Sadece gören 2 gözüm var. Okumaya devam et “Welcome to Middle East”

Bir çekişme üst kısmına çeşitlemeler

Bir çekişme üst kısmına çeşitlemeler

ÖNCEKİ zaman Fethullah Gülen Cemaati yerine Basın Mensupları ve Yazarlar Vakfı aracılığıyla yapılmış olan izah dünün mühim gündemiydi.
Bense konuya girmemeyi seçim ettim.
Bilerek ve isteyerek.
Muhafazakâr camiaların içerisinde uzunca müddetten beri süren bir polemiğin ya da çekişmenin, ilk defa açıkça uç vermesiydi ve bana göre hiçbir sürpriz barındırmıyordu içerisinde.
Kendilerine devlet sözcüsü misyonu biçen yazarlar, esasen uzunca zamandır bu tartışmayı yürütüyorlardı.
Yeni meydana gelen tek birşey, Gülen tarafının ilk defa ”resmi” olarak tanımlanabilecek bir izah yapmasıydı. Okumaya devam et “Bir çekişme üst kısmına çeşitlemeler”

Şafak Pavey

Şafak Pavey

Şafak Pavey, TBMM’de AK Partilileri kızdırınca, Erken yazarı Sevilay Yükselir de Şafak Pavey’e kızmış olmalı ki, onun bir kolunu ve bir bacağını kaybetmesine ne sebeple meydana gelen kazayı gündeme taşıdı.
Twitter’dan, “Şafak Pavey’in kolunu ve bacağını kaybetmesine ne sebeple meydana gelen tren ilçesinde Şafak Pavey bir tanesini kurtarmak istiyorken trenin altına düşmedi. Kocası kendisini ayrıldığı amaçlı kendini trenin altına attı” diye bir birşeyler zırvalamış.
Şafak Pavey’i siz milletvekili olarak tanırsınız belki şayet ben onu çok ek olarak önceden, çocukluğundan itibaren tanırım.
Annesi Ayşe hem bir meslektaşım, hem bir de arkadaşımdır.
Kaderin cilvesidir belki de, Şafak o talihsiz kazayı geçirdiği sırada annesi Ayşe Önal’la Teke Bir’i birlikte hazırlıyorduk. Okumaya devam et “Şafak Pavey”

Ananas yiyenlerin karnı mı ağrıyor

Ananas yiyenlerin karnı mı ağrıyor

Başbakan Erdoğan bir taraftan yasadışı yapılardan, yasadışı yapıların, paralel yapıların “illegal” dinlemelerinden, bu dinlemelerin basına servis edilmesinden haklı olarak her biri benzeri yakıntı etmekte, bunun için karşın tedbir almaya çalışıyor, bunu yapanları suçluyor.
Diğer taraftan basına servis edilen yasadışı dinlemelerde meydana çıkan verilere dayanarak eleştiri inşa ediyor.
Ananas mevzuu da bunlardan biri.
Bu yasadışı dinlemelerden birinde Cemaat’ten birileri, mühim bir işadamına ananas yolladığından laf etmekte.
Başbakan da “Ananas mevzusundan niye huzursuz değilsin” diyerek Cemaat’le yakınlığı olanlardan huzursuz olunmamasını tenkit etmekte.
Ananas, esasında “paralel devlet”in yepyeni “lakabı”. Okumaya devam et “Ananas yiyenlerin karnı mı ağrıyor”